Muğla’nın Milas ilçesinde, patronu ve tekne sahibinin de bulunduğu bir teknede şüpheli şekilde yaşamını yitiren Bahar Taş’ın ailesi ve avukatları, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla Aydın’da bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, aradan geçen 47 güne rağmen Bahar Taş’ın ölümüne dair belirsizliğin sürdüğü ve adaletin sağlanması için mücadelenin devam edeceği vurgulandı.
Adalet Arayışı İçin Bir Araya Geldiler
Aydın, Nevzat Biçer Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen bu önemli buluşmaya, çok sayıda sivil toplum kuruluşu, siyasi parti temsilcisi ve hukukçu destek verdi. Katılımcılar arasında Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, EMEP İzmir ve Aydın İl Yönetimleri, Hacı Bektaş Kültür Vakfı, Alevi Kültür Derneği, CHP Efeler İlçe Örgütü, Adnan Menderes Üniversitesi öğrencileri, İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Şimşek, Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Aydın Kadın Efeler Derneği, Efeler Kent Konseyi Başkanı, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ve Efeler Atatürkçü Düşünce Derneği yer aldı.
Ailenin Feryadı: “Bahar Taş’a Ne Oldu?”
Basın toplantısında aile adına söz alan Bahar Taş’ın kardeşi Yoldaş Taş, kız kardeşinin ölümünün üzerinden 47 gün geçtiğini ancak hala “Bahar Taş’a ne oldu?” sorusunun yanıt bulamadığını ifade etti. Bu süre zarfında aile olarak yas dahi tutamadıklarını belirten Taş, şu ifadeleri kullandı: “Olayla ilgili çelişkiler, şüpheler var. Biz aile olarak 47 gündür soruşturmanın peşine düşüyoruz. Şüpheli bir kadın ölümü var. Şüpheli kadın ölümleri ve bunların üstünün kapatılmasının sadece Bahar Taş’ın dosyasından ibaret olduğunu düşünmüyorum.” 2026 yılında 18 kadının şüpheli bir şekilde ölü bulunduğunu hatırlatan Taş, hayatını kaybeden kadınların ailelerinin gerçeğin peşine düşerken yas tutamadığını dile getirdi. Adalete ve hukuka güvenmek istediklerini vurgulayan Yoldaş Taş, “Çelişkilerin en ince ayrıntılarına kadar aydınlatılmasını istiyoruz. Gerçek ne ise onun ortaya çıkmasını istiyoruz” dedi.
Bakanlığa Acil Çağrı: “Elinden Geleni Yapın”
Şüphelilerin kan örneklerinin hala dosyaya eklenmediğini vurgulayan Yoldaş Taş, bu gibi birçok örnekle birlikte soruşturmanın yürütülüş biçimine ilişkin ciddi soru işaretleri olduğunu dile getirdi. Hem kardeşi Bahar Taş hem de hayatını kaybeden tüm kadınlar için mücadeleden vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Taş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da seslenerek şunları söyledi: “Bakanlık olarak dosyaya katılma talebinde bulunmanız yeterli olmaz. Olayın aydınlatılması için elinden geleni yapmanızı istiyoruz.”
Soruşturmadaki Eksiklikler ve Şüphelilerin Serbest Bırakılması
Yoldaş Taş’ın konuşmasının ardından ailenin avukatı Ilgın Çeribaş söz aldı. Çeribaş, soruşturmanın pek çok eksiklikle başladığını ve diğer şüpheli kadın ölümlerinde olduğu gibi bu dosyanın da üzerinin kapatılmaya çalışıldığını belirtti. Dosya kapsamında tüm delillerin yeterince toplanmadığını, Bahar Taş’ın ölüm sebebi ve saatinin henüz belirlenemediğini anımsatan Çeribaş, şüphelilerin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının delillerin karartılma tehlikesini doğurduğunu vurguladı. Bahar Taş’ın ölümünün ardından kamuoyunda bilgi kirliliği yaratıldığına dikkat çeken Çeribaş, şu açıklamada bulundu: “Henüz resmi bir adli rapor veya kesin tıbbi değerlendirme bulunmazken, ölüm nedeninin kalp krizi olarak sunulması, adli sürecin tarafsızlığını zedeleyen bir algı oluşturmuştur. Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerin ‘kaza’ veya ‘doğal neden’ denilerek kapatılmaya çalışılması, cezasızlığı beslemektedir.”
12 Saatlik Gizem Aydınlatılmalı
Şüphelilerin Bahar Taş’tan haber alamadıklarını iddia ettikleri 12 saatlik süre içinde neler olduğunun mutlaka aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Çeribaş, “Şüpheli 112’yi aramadan önce birçok kişiyle irtibat kuruyor. Biz bu durumun da çelişkili olduğunu düşünüyoruz. Şüphelilerin daha ilk günden alınan kan testi sonuçları dahi dosyaya girmiş değil. Bu test sonuçları dosyaya girmiş olsaydı bugün şüpheliler belki adli kontrolle bırakılmaz, tutuklu yargılanırdı” ifadelerini kullandı.
Avukatların Talepleri: Deliller Titizlikle Toplansın
Avukat Ilgın Çeribaş, ailenin ve avukatların taleplerini şu şekilde sıraladı:
“Olayın gerçekleştiği yerin özellikleri ve mevcut şüpheli durumlar dikkate alınarak tüm deliller titizlikle toplanmalı, eksik kamera ve HTS incelemeleri ivedilikle tamamlanmalıdır. Olayla ilgili bilgi sahibi olabilecek tüm tanıklar derhal tespit edilerek ifadeleri alınmalı, karanlıkta kalan noktalar aydınlatılmalıdır. Şüphelilerin beyanlarındaki çelişkiler giderilmeli ve Adli Tıp Kurumu, rapor sürecini gecikmeden tamamlamalıdır. Delil karartma ve kaçma şüphesi göz önünde bulundurularak, şüpheliler hakkında tutuklama dahil gerekli koruma tedbirleri derhal uygulanmalıdır.”
Barolar ve Milletvekillerinden Destek
Çeribaş’ın ardından söz alan İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gamze Şimşek, baro olarak dosyanın avukatları ve Ege Bölgesindeki barolarla birlikte süreci yakından takip ettiklerini belirtti. Delil karartılmasının önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Şimşek, “Tutuklama da böyle durumlar için geçerli olmalıdır ama bizim ülkemizde tutuklamalar farklı kişilere uygulanıyor. Bu dosyalar aydınlatılana kadar mücadelemiz sürecek” diye konuştu.
Toplantıda konuşan Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu üyesi Av. Ebru Kaçan ise soruşturmanın etkin bir biçimde yürütülmemesinin ve şüphelilerin serbest bırakılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kaçan, Muğla Barosu olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti. Aydın Barosu adına açıklama yapan Avukat Didem Özhan da bir buçuk ay boyunca dosyanın geldiği noktanın ancak ihmalkarlıkla açıklanabileceğini belirterek, Aydın Barosunun da Bahar Taş’ın ailesinin yanında olduğunu bildirdi.
Kadınların Ortak Korkusu: “Başıma Bir Şey Gelecek mi?”
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca da toplantıda söz alarak, 2025 yılında şüpheli kadın ölümlerinin sayısının kadın cinayetleri sayısını aştığını vurguladı. Karaca, “Her gün bir kadın, çocuk için ne oldu diye sormak zorunda kalıyoruz ve bu soruya cevap bulabilmek için yan yana gelip hesap soruyoruz” dedi. Şüpheli kadın ölümlerinin üstünün kapatılmasının istendiği bir dönemden geçildiğini söyleyen Karaca, şunları ekledi: “Bahar Taş bu ülkede kadınlara uygulanan baskıyı, şiddeti kendi hayatıyla gündem eden kadınlardan bir tanesi. Bu ülkede her kadın başıma bir şey gelecek mi korkusuyla yaşıyor.” Kadınların ancak mücadele ederek hayatlarına sahip çıkabildiğini vurgulayan Sevda Karaca, soruşturmanın sümen altı edilmesine izin vermeyeceklerini dile getirerek, “Bahar’ı mücadelemizde yaşatacağız” ifadelerini kullandı. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ise durumu “Ülkemiz maalesef bir hukuk devleti değil. Olayın üstünden 47 gün geçmesine rağmen karanlık aydınlatılmadı. CHP olarak sürecin takipçisi olacağız” sözleriyle özetledi.

