İstanbul’da “yenidoğan çetesi” olarak bilinen organize suç davasının kırk ikinci duruşması bugün gerçekleştirildi. Bebek acil hastalarını önceden anlaşmalı özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç elde ettikleri ileri sürülen, 10’u tutuklu 63 sanığın yargılandığı bu dava kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor.
Duruşma Süreci ve Katılımcılar
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, adliyenin konferans salonunda görülen duruşmaya, iddia edilen organize suç örgütünün elebaşı olduğu öne sürülen doktor Fırat Sarı’nın da içinde bulunduğu dört tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.
Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla iştirak etti. Öte yandan, duruşmanın yapıldığı salonda polis ekiplerince geniş çaplı güvenlik önlemleri alındığı gözlendi.
Mahkemeden Ara Karar
Mahkeme heyeti, 63 sanığın yargılandığı davada tutuklu bulunan 10 sanığın “tutukluluk hallerinin devamı” yönünde ara kararını açıkladı. Davanın bir sonraki duruşması 10 Temmuz 2026 tarihine ertelendi.
İddianamenin Detayları ve Suçlamalar
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaleme alınan bin 399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı’nın liderliğini yaptığı iddia edilen suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir’in üstlendiği belirtiliyor.
İddianameye göre, suç örgütünün esas amacı, işletmesini devraldıkları yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini devre dışı bırakarak tam doluluk sağlamak, hastaların tedavi basamaklarıyla oynama yapmak ve Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) üst sınırdan ödeme almaktı.
Sanıkların, hasta bebeklerin durumunu gerçekte olduğundan daha ağır gösterdiği, olması gerekenden daha uzun süre hastanede yatışlarını sağladığı, bu yolla SGK’den yüksek ücretler tahsil ettiği ve bazı hasta yakınlarından fazladan para alındığı iddianamede anlatılıyor.
Bebek hastaların, uygun sağlık hizmeti almasını temin edecek hastanelere gönderilmesi yerine, sanıkların belirlediği ve örgüt adına karlı görünen hastanelere yatırıldığı, elde edilen karın büyük kısmının ise sağlık çalışanı olan örgüt üyesi sanıklarla paylaşıldığı ifade ediliyor.
İddianamede, temel amacın bebeklerin sağlık durumunu iyileştirmek yerine, finansal açıdan en yüksek kazancı elde etmek olduğu vurgulanıyor.
Sanıklar İçin Talep Edilen Cezalar
İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlarından onar kez, “resmi belgede sahtecilik” suçundan da on birer kez olmak üzere toplam 177 yıl altışar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Sanık Gıyasettin Mert Özdemir’in ise “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 180 yıldan 589 yıl dokuz aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Ayrıca, sekizi kadın olmak üzere 44 sanık hakkında da benzer suçlardan hapis cezaları öngörüldüğü iddianamede belirtiliyor.
Soruşturma Sürecindeki Diğer Gelişmeler
Soruşturma kapsamında İstanbul’da dokuz, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bir hastanenin ruhsatı iptal edilmiş, bu hastanelerde tedavi gören bebekler ve hastalar ambulanslarla kamu hastanelerine sevk edilmişti.
Öte yandan, “yenidoğan çetesi”ne yönelik soruşturmayı yürüten Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında ölümle tehdit eden kişiler de tutuklanmıştı.
Davanın sanıklarından İlker Gönen, Antalya’daki tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat tarihinde intihar ederek yaşamına son vermişti.
Birleştirilen İddianameler ve Güncel Sanık Sayısı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca “yenidoğan çetesi”ne yönelik Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının fezlekesi doğrultusunda hazırlanan 57 sayfalık farklı bir iddianamede ise 13 “kişi sanık”, Sosyal Güvenlik Kurumu ise “suçtan zarar gören” olarak yer almıştı.
Firari hemşire Serenay Şenkalaycı’nın iki dosyada da sanık olarak bulunduğu bu iddianame, “yenidoğan çetesi”ne ilişkin Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılaması devam eden ana dosyayla birleştirildi.
Ayrıca, mahkeme heyeti, cumhuriyet savcısını tehdit eden sanık Mustafa Kemal Zengin’in dosyasını ayırırken, ölen sanık İlker Gönen’in dosyasını düşürmüş, bu kararlar neticesinde sanık sayısı 57’ye inmişti.
Ancak, birleştirilen iki iddianame kapsamında davada yargılanan sanık sayısı tekrar 63’e yükseldi.

