1. Haberler
  2. Gündem
  3. Adana’nın Edebiyat Anıtı: Dino’lar ve Kemallerin Ölümsüz Mirası

Adana’nın Edebiyat Anıtı: Dino’lar ve Kemallerin Ölümsüz Mirası

Adana Abidin Dino Sanat Parkı, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal'in Dino kardeşlerle 1940'larda kurduğu tarihi edebi bağı ve ortak mirası yaşatıyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Adana’ya gerçekleştirdiğimiz son ziyaret sırasında, bir okulda küçük kardeşlerimize Atatürk’ün devrimlerini aktardığımız etkinliğin ardından, şehrin tarihi dokusunda bir sürprizle karşılaştık. “Hazır gelmişken sizi bir parka götürelim” teklifini kabul ederek Atatürk Caddesi’nde, eski belediye binasının hemen yanı başındaki o parka adım attığımızda, yan yana konumlanmış üç tanıdık simanın, Yaşar Kemal, Orhan Kemal ve Abidin Dino’nun heykelleriyle adeta geçmişle kucaklaştık.

Adana’nın Kalbinde Edebiyat Buluşması

Ziyaret ettiğimiz bu parkın Abidin Dino Sanat Parkı adını taşıdığını öğrendiğimizde, hikayesi daha da anlam kazandı. 1940’lı yılların Adana’sında Dino kardeşlerin, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal’in de iştirak ettiği derin sohbetlerine ev sahipliği yapan bu mekan, Güzin Dino tarafından dahi “Sanat Akademisi” olarak nitelendirilmişti.

Parkın içinde, Yaşar Kemal, Abidin Dino ve Orhan Kemal’in temsili figürlerinin yanında, insanların hatıra fotoğrafı çektirmesi için bırakılmış boş bir sandalyenin mevcudiyeti dikkatimizi çekti. Halbuki bu boş sandalyenin asıl sahibi, Yaşar Kemal’in edebi gelişiminde kilit bir rol oynamış olan Arif Dino olmalıydı. Belki de onun da bir heykelinin bu anlamlı parka eklenmesi gerekirdi, zira Yaşar Kemal’in yetişmesinde büyük bir pay sahibiydi.

Kemal Sadık Göğceli’den Yaşar Kemal’e Giden Yol

Çukurova’ya eserleriyle ruh üfleyen bu değerli şahsiyetlerin karşılaştığı zorluklar, Yaşar Kemal’in yakın zamanda gün yüzüne çıkan bir mektubuyla daha net anlaşılıyor. 11 Ocak 1951 tarihinde, Kadirli’den kaleme aldığı bu mektubu, Varlık Dergisi/Yayınları’nın sahibi Yaşar Nabi’ye hitaben yazmış. Mektubun sonunda ise mesleğini “Arzuhalci” olarak belirtip, imzasıyla birlikte gerçek adını, ‘Kemal Sadık Göğceli’ olarak düşmüştü.

Mektubun içeriğinden anlaşıldığına göre, Yaşar Nabi, Yaşar Kemal’in öykülerini kitap formatında yayımlama arzusundaydı. Yaşar Kemal ise öykülerini son bir kez daha gözden geçirmek için süre talep etmişti. Ancak bulunduğu yerde elektrik olmaması nedeniyle geceleri çalışma imkanı olmadığını, gündüzleri ise arzuhalcilik yaparak geçimini sağladığını belirtmiş; bu sebeplerle öyküleri anca iki ay içinde düzenleyip postaya verebileceğini açıklamıştı. Mektubunu ise “Geç olsun temiz olsun. Yıllarca bekledim de…” notuyla sonlandırmıştı.

Dino Kardeşlerin Destekleyici Eli

Abidin Dino’nun yaşam yolu, II. Dünya Savaşı yıllarında Adana ile kesişmişti. Melih Cevdet’in anlattıklarına göre, savaşın ortasında İstanbul’daki sıkıyönetim komutanlığı tarafından Adana’ya sürgün edilen Abidin Dino, nişanlısı Güzin ile 1943 yılının Ağustos ayında şehre varmış, istasyon civarında bir ev tutmuş ve 22 Eylül 1943 tarihinde dünya evine girmişti. İşte tam da bu dönemde, henüz “Yaşar Kemal” adını almamış olan Kemal Sadık Göğceli ile kaderleri birleşti. Yaşar Kemal, Abidin Dino’nun Adana’ya sürgün edilişine sevinen belki de tek kişiydi ve bu durumu şöyle ifade etmişti: “…bildiğim her şeyi kendisinden öğrendim. O ve ağabeyi Arif Dino olmasaydı Yaşar Kemal de olmazdı. Sürgün de bazen işe yarıyor”.

Abidin Dino’nun Yaşar Kemal’in hayatına bir başka önemli dokunuşu daha olmuştur. “Kemal Sadık Göğceli” ismini bırakıp “Yaşar Kemal” adını almasını ona öneren bizzat Abidin Dino’ydu; adeta onun isim babası olmuştu. Yaşar Kemal de bu derin saygının bir göstergesi olarak Abidin Bey’e “Peder Bey” diye hitap etmiştir.

Öte yandan Güzin Dino’nun anılarında altını çizdiği üzere, Yaşar Kemal’in edebi gelişiminde özellikle Arif Dino’nun belirgin bir etkisi vardı. Yaşar Kemal de bu durumu, ‘benim üniversitem Arif Dino üniversitesiydi’ benzetmesiyle dile getirmiştir. Arif Dino, genç yazara dünya edebiyatının kapılarını ardına kadar açmakla kalmamış; aynı zamanda Adana’daki Ramazanoğlu Kütüphanesi’nde ve daha sonra İstanbul’da Cumhuriyet gazetesinde iş bulmasında da ona hamilik etmiştir. Kısacası, parkta heykelleriyle temsil edilen Dino’lar ile Yaşar Kemal arasında kök salan bu dostluk, ömür boyu sürmüştür.

Orhan Kemal’in “Adana Okulu”na Katılımı

1943 yılının son aylarıydı… Ramazanoğlu Kütüphanesi’nde memur olarak görev yapan Yaşar Kemal, içeri giren incecik bir adamla karşılaşır. Zaten nadiren ziyaretçi gelen kütüphanede, memur Yaşar Kemal hevesle yardımcı olmak ister. Mehmet adındaki bu genç adam, Balzac’ın “Goriot Baba” eserini ödünç alıp evde okumak istediğini belirtir. Kütüphaneci Yaşar Bey, kütüphane dışına kitap verilmediğini dile getirse de, içten bir sempati duyduğu bu adama yardım etmekten kendini alamaz. Durumu müdüre anlatır, izin alır ve kitabı Mehmet’e emanet eder. Mehmet de tam 15 gün sonra kitabı okuyup geri getirir. İşte bu Mehmet; yani “Mehmet Raşit Öğütçü”, bildiğimiz adıyla “Orhan Kemal” ile Yaşar Kemal’in dostluğu, Adana’da 1943 yılının son aylarında bu şekilde başlamıştır. Abidin Dino, aralarına katılan Orhan Kemal için “Filinta gibi” benzetmesini yapmış ve “böylece ‘Adana Okulu’ tamamlanmış oldu” diyerek bu önemli buluşmayı özetlemiştir.

Ramazanoğlu Kütüphanesi ve Edebiyatın İzleri

Belki de pek çok kişi bilmez ama, ünlü edebiyatçımız Muzaffer İzgü de çocukluk yıllarını Adana’da geçirmiş ve Ramazanoğlu Kütüphanesi’nin sıkı bir müdavimi olmuştur. Kendi anılarında, bu kütüphanenin önemini vurgulayarak, “Halkevi ve Ramazanoğlu Kütüphanesi olmasaydı ben de olmazdım” demiştir. Yaşar Kemal, tam üç yıl boyunca bu kütüphanede çalışmış, Türk ve dünya edebiyatının kıymetli eserleriyle orada tanışmış, Orhan Kemal de aynı kütüphaneden sayısız kitap alarak okuma serüvenini zenginleştirmiştir. Sonuç olarak, Adana’da yolları kesişen Dino kardeşler, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal, ziyaret ettiğimiz o parkta hala bir aradalar. Ancak keşke bu anlamlı anıta Arif Dino da eklenmiş olsaydı. Belki bir sandalye de Muzaffer İzgü için düşünülseydi… Ne güzel olmaz mıydı?

Adana’nın Edebiyat Anıtı: Dino’lar ve Kemallerin Ölümsüz Mirası
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter