1. Haberler
  2. Gündem
  3. NATO Kolordu Karargâhı: Türkiye İttifakın Güney Hattını Savunacak

NATO Kolordu Karargâhı: Türkiye İttifakın Güney Hattını Savunacak

MSB, NATO savunma planı kapsamında Adana'da Çok Uluslu Kolordu Karargâhı kuruyor. Hamle, bölgede caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirecek.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de bir NATO Kolordu Karargâhı’nın tesis edilmekte olduğu haberi gündeme bomba gibi düşerken, Millî Savunma Bakanlığı (MSB) konuyla ilgili önemli detayları kamuoyuyla paylaştı. Bu stratejik adımın, ittifakın savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik kritik bir hamle olduğu belirtiliyor.

NATO Kolordu Karargâhının Kurulum Süreci ve Görev Tanımı

Millî Savunma Bakanlığı’nın (MSB) aktardığı bilgilere göre, söz konusu karargâhın kurulmasına dair karar, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı çerçevesinde MSB tarafından alındı. Bu durum, karargâhı tesis etme arzusunun Türkiye’den kaynaklandığını gösteriyor. Bakanlık, bu niyetini 2024 yılında NATO’ya iletti.

Başlangıç aşamasında, karargâhın bir Türk generalin komutası altında faaliyet göstermesi öngörüldü. Karargâhın gereksinimlerini karşılamak amacıyla Adana’da konuşlu 6. Kolordu Komutanlığı görevlendirilirken, “çekirdek bir millî kadro” da oluşturuldu. Ardından, karargâhın çok uluslu bir yapıya evrilmesi için NATO makamlarıyla iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüldü. Hâlen bu çalışmaların devam ettiği, hem karargâhın kendisi hem de logosu için NATO prosedürlerinin tamamlanmadığı ve onay sürecinin sürdüğü bildirildi.

MSB, karargâhın temel vazifesinin, bölgesel planlar doğrultusunda, “kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemek” olduğunu ifade etti. Bakanlık, daha önce onaylanmış olan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı’na atıfta bulunarak, “Çok Uluslu Kolordu Karargâhı” kurulması kararının İran savaşıyla herhangi bir bağlantısının olmadığını da özellikle belirtti.

STRASAM Direktörü Fazla’dan Stratejik Değerlendirme: NATO’nun Değişen Yüzü

Millî Savunma Bakanlığı’nın açıklamalarının ardından bu karargâh konusu, kamuoyunun ana gündem maddelerinden biri haline geldi. “1952’den 2022’ye NATO ve Türkiye” başlıklı kitabın yazarı ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (STRASAM) Direktörü emekli hava tuğgenerali Hüseyin Fazla, bu önemli gelişmeyle ilgili merak edilen soruları Cumhuriyet gazetesine yanıtladı.

Fazla, MSB’nin üzerinde durduğu “2023 NATO Güneydoğu Bölgesel Planı” hakkında şu tespitlerde bulundu: “Aslında NATO’nun 2014 yılından itibaren yaşadığı bir değişim var. Kırım’ın Ruslar tarafından ilhak edilmesinin ardından NATO, savunma konusunda daha sert adımlar atmaya başladı. Doğu’da Ruslara karşı kuvvet planlaması yapma ihtiyacı ortaya çıktı. 2022’deki Ukrayna savaşından sonra da, geçen yıl, NATO’nun gayrisafi milli hasıladaki pay hedefi yüzde 5’e çıkarıldı.”

NATO’nun daha önce çeşitli ülkelerde Hızlı İntikal Kolorduları (Rapid Deployable Corps) kurduğunu anımsatan Fazla, “Bunlardan bir tanesi de İstanbul’da yer alıyor. İlk ortaya çıktığında NATO ülkelerinin 60 civarı subayı burada görev yapıyordu. Şu ana kadar hiçbir aktif faaliyette bulunmadılar ama zaman zaman tatbikatlar yapılıyor. Ukrayna savaşı çıktığında ise bu ve benzeri kolordulardan ziyade, NATO; Türkiye, Romanya ve Polonya’da 3 tane kolordu olmasını istedi. Polonya’ya Baltık ülkelerini, Romanya’ya Karadeniz ve Balkanlar hattını, Türkiye’ye ise, Akdeniz ve Ortadoğu bölgesini koruma, orada bir direnç noktası oluşturma görevi verdi. Kuzey-merkez-güney gibi düşünebilirsiniz. Bu üç ülkedeki kolordularla, NATO, olası bir kriz durumunda olaylara en çabuk şekilde müdahil olmayı amaçlıyor” şeklinde konuştu.

Türkiye Bu Karargâhtan Ne Kazanacak?

“Peki Türkiye buradan ne elde ediyor?” sorusuna yanıt veren Fazla, NATO’nun en belirgin özelliğinin bir savunma örgütü olması ve güvenlik garantisi sunması olduğunu vurguladı. Çok Uluslu Kolordu’nun en kritik vasfının ise caydırıcılık olduğunu belirterek şunları ekledi: “Bu kolordunun sorumluluk sahasındaki bir bölgeye herhangi bir ülke bir yanlış yaptığı zaman, içerisinde diyelim ki 100 civarında yabancı subayın olduğu kolordu, ilk reaksiyonu NATO adına gösterecek. Kaldı ki bir yabancı personelin olması bile etkili olur. NATO şapkasıyla beraber hareket etmek Türkiye’yi uluslararası ortamlarda daha farklı bir konuma getirir.”

Ayrıca Fazla, bu kolordunun sahip olması gereken belirli yeteneklere dikkat çekti. Örneğin, kolorduya topçu sistemleri kazandırılması durumunda, Fırtına obüsü gibi Türk sistemlerinin NATO’ya satılmasına benzer bir durum ortaya çıkacağını ve ortak yetenekler elde edilebileceğini belirtti. “Çelik Kubbe kapsamında bu kolorduya bir sistem geliştirebilirsiniz” ifadesini kullandı. Bu tür sabit bir kolordunun Türkiye’de bulunmasının, ittifak ruhunun canlanması anlamına geldiğini kaydeden Fazla, “NATO aslında evine çekilen, kapanan bir örgüt havasına gelmişti. Ama Ukrayna savaşıyla beraber tekrar, gerçek manada bir NATO olmaya başladı” değerlendirmesinde bulundu.

Karargâh Nerede Konuşlanacak ve Yapısı Nasıl Olacak?

MSB’nin “Karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6. Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, milli çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır” şeklindeki açıklaması, karargâhın Adana’da konuşlandırılacağı yönündeki değerlendirmelerin yaygınlaşmasına yol açtı. Hüseyin Fazla da bu görüşü desteklediğini belirtti.

Fazla, Adana tercihini şu sözlerle açıkladı: “Benim buradan anladığım, Türkiye, Adana’daki 6. Kolordu’yu, Çok Uluslu Kolordu olarak değiştirmek istiyor. Baktığımız zaman da Adana’nın yeri gayet güzel, ulaşımı kolay. İncirlik orada olduğu için, ABD’nin vergisiz alışverişlerden tutun da benzin indirimlerine kadar bazı altyapıları var. Adana insanı bunlara alışık. Tüm bu faktörler dikkate alınmış olmalı.”

Bir kolordunun pratik işleyişini de izah eden Fazla, kurulacak olanın Kolordu’nun karargâhı, yani komuta kademesi olacağını vurguladı. Binlerce askerin değil, onlarca yabancı subayın görev yapacağını ifade etti. Askerî birliğin ise, örneğin bir savaş durumunda, İspanya’dan bir tugayın ya da Almanya’dan bir tugayın buraya bağlanmasıyla sağlanabileceğini, zaman zaman yapılan tatbikatlarla tüm altyapının gerçek bir savaş senaryosu için hazır hale getirileceğini kaydetti.

Fazla ayrıca, bu kolordu karargâhının tesis edilmesinin, NATO’nun Irak misyonunun tahliyesiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı görüşünü de dile getirdi.

NATO Kolordu Karargâhı: Türkiye İttifakın Güney Hattını Savunacak
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter