1. Haberler
  2. Gündem
  3. Alberta’nın Nehirleri Altın ve Elmas Taşıyor: Hazine Avcıları İş Başında

Alberta’nın Nehirleri Altın ve Elmas Taşıyor: Hazine Avcıları İş Başında

Alberta Altın Arayıcıları Derneği, Kanada nehirlerindeki değerli madenleri değerlendirmek için yeni dönemde 5 bin üyeyi birleştirmeyi hedefliyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kanada’nın Alberta eyaleti, yüzeyinin altında ve akarsularında barındırdığı değerli madenlerle adeta bir hazine sandığı gibi. Eyaletin başkenti Edmonton’da yaşayan pek çoğumuz, kentimizin içinden akıp giden nehirlerin taşıdığı bu eşsiz zenginlikten habersiz kalmışız. Tıpkı “Binbir Gece Masalları”nda hazinesini yitiren Ali Baba’nın kardeşi Kasım gibi, farkında olmadan büyük bir serveti kaçırmışız meğer.

Hızla Akan Nehrin Değerli Yükü: Saskatchewan

Alberta’nın kayalık dağlarından doğup 2 bin kilometrelik bir yolculuk yapan Saskatchewan Nehri, akıntısıyla birlikte toz halinde altın taneleri ve zaman zaman minik kum zerreciklerini sürükler. Kanada’nın yerli halklarından Creeler, bu nehre kendi dillerinde “hızlı akan nehir” adını vermiştir; bizim kovboy çizgi romanlarından aşina olduğumuz Kızılderili isimlendirmeleri yerine Creeler dilindeki bu tabir daha anlamlıdır. Fırat ve Dicle gibi bilinen büyük ırmakların yıllık debi ortalamaları bile Saskatchewan Nehri’nin ortalamasından düşüktür; Kızılderili ırmağı olarak da anılan bu nehir, yılda ortalama 800 metreküp/saniye hacmiyle durmaksızın akar. Nehir, beraberinde yalnızca altın taşımakla kalmaz; nereden kopardığı bilinmese de zaman zaman elmas kırıntılarını da sürükleyebilir. Bu değerli parçacıkları avlamak ise amatör ve hatta bu işi geçim kaynağı haline getiren altın arayıcılarının uzmanlık alanıdır.

Alberta Altın Arayıcıları Derneği ve Hedefleri

Bölgede faaliyet gösteren Alberta Altın Arayıcıları Derneği, bu alandaki tutkunları bir araya getiriyor ve yaklaşık 800 aktif üyesi bulunuyor. Dernek, geçtiğimiz Şubat ayında genel kurulunu gerçekleştirmiş ve makina teknisyeni Mr. Jim başkan olarak seçilmiştir. Yeni yönetim dönemindeki temel amaçları ise Türkiye büyüklüğündeki Alberta eyaletinde derneğe üye olmayan ve sayıları tahminen 5 bine ulaşan örgütsüz altın arayıcılarını dernek çatısı altına almaktır. Uzun süredir altın aramayı hem bir hobi hem de açık hava ve ırmak sporu olarak teşvik eden dernek, bu doğrultuda nehir kenarlarında eğitici toplantılar düzenlemektedir. Ayrıca, bölgenin altın açısından zenginliğine istinaden her yıl “gold dust dinner” yani “Altın tozu yemeği” adını verdikleri özel bir etkinlik düzenlerler. Osmanlı sarayında “matbah-ı âmire” olarak bilinen ve yenilebilir altın tozuyla pişirilmiş saray yemeklerindeki gibi muhteşem sofralar hazırlanır; bu yemeklerin tadı tuzu olmamasına ve insan bedenine herhangi bir zararı bulunmamasına rağmen görsel bir şölen sunar. Üyelerine, altın elde edebilecekleri gizli yerleri harita paylaşır gibi öğretirler.

Hobiden Kazanca: Altın Avcılığı Nasıl Yapılır?

Altın avcılığına başlamak için başlangıçta bir elek yeterlidir. Ancak motorlu ekipman kullanılması durumunda lisans alınması gerekmekte olup, bu konuda dernek üyelere yardımcı olmaktadır. Çünkü yasaya göre motorlu ekipman kullanan bir altın arayıcısı “madenci” statüsüne girmektedir. Geleneksel yöntemlerle altın avcılığı tamamen yasal olup, dileyen herkes gidip toplayabilir. Ancak bu iş büyük bir sabır gerektirir: Akıp giden suya eleğinizi daldırır, kumu eler ve içinden toz halindeki altınları toplarsınız. Tam gün boyunca bu işe mesai harcadığınızda ve şansınız da yaver giderse, 1.5 ila 2 gram altın elde edilebilir. Bu miktarın piyasa değeri 230 Kanada Doları’na kadar ulaşabilir. Elbette bu, sürekli bir iş olmaktan ziyade, “masraf değil kâr ettiren bir hobi” olarak nitelendirilebilir ve yapılmaz bir şey de değildir. İşin sürekliliği mevsimsel koşullara bağlıdır; Nisan ayında eriyen buzları beklemek ve Ekim ayından sonra nehir tekrar donana kadar sabretmek gerekir.

Teknoloji Destekli Altın Arama ve Elmas Sürprizi

Neyse ki, dernek üyeleri bu sabır işinde yalnız değil. Uydu görüntüleri sayesinde nehrin akış yönünü ve yapay zekâ teknolojisiyle nehir yatağındaki değişimleri hesaplayarak en verimli avlanma sahalarını belirleyebiliyorlar. Son zamanlarda altın avına çıkanlardan eleklerinde elmas parçaları bulanlar da oldu; yamaç kayalarından hırçın nehir sularıyla kopup sürüklenen elmasların bazıları elekte belirdiğinde altın avcılarının yüzü gülüyor.

Açgözlülüğün Bedeli: Tarihten Dersler

Bu iş aynı zamanda biraz da hırs meselesidir: 1870’li yıllarda, altın ararken bir damarın izini bulan Frank Lemon ve arkadaşı Blackjack, bir anda zengin olma hevesiyle oraya kamp kurmuşlardı. Ancak geceleyin zenginlik hırsı ağır basan Frank, bu sırrı yalnızca kendine saklamak amacıyla arkadaşını öldürmüştü. Söylenceye göre altının laneti peşini bırakmamış, madenin izini kaybetmiş ve akıl sağlığını da yitirmişti. En iyisi bu denli gözü dönmeden, 1-2 gram altın tozuyla yetinmektir. Aksi takdirde, mitolojide dokunduğu her şeyi altına çeviren Frigya Kralı Midas gibi olmak da mümkündür. Tanrı Apollon’u kızdırdığı için kulakları eşek kulağına dönüşmüş, bu durumu düzeltmeye altını da fayda etmemişti; eşek kulaklarını külahının altında saklamak zorunda kalmıştı.

Alberta’nın Taşında Toprağında Saklı Altın

Velhasıl kelam, tıpkı bir zamanlar İstanbul’a yakıştırıldığı gibi, Alberta’nın da taşı toprağı altınmış, bizler bunun farkına varmamışız. Altın akıp giderken biz de bakarız ve sonra 16. yüzyılın ünlü divan şairi Nedim’in kasidesindeki şu dizeleri hatırlarız: “İstanbul’a paha biçilmez, bir taşına tüm İran fedadır” demişti.

“Bu şehr-i Sıtanbul ki bî-misl-ü bahâdır/ Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedâdır.”

Alberta’nın Nehirleri Altın ve Elmas Taşıyor: Hazine Avcıları İş Başında
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter