Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in cuma akşamı sosyal medya üzerinden duyurduğu istifa kararı, Ankara siyasetinde büyük yankı uyandırdı. Yönter, “Gördüğüm lüzum üzerine MHP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ediyorum” ifadelerini kullanarak görevi bıraktığını açıkladı. Bu duyurudan kısa bir süre önce ise partiye sızdığını iddia ettiği bir ajana yönelik sert mesajlar paylaşan Yönter, “MHP’ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın. Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız. Paran da işe yaramayacak dümenci alçak” ve ardından “Ulan dümenci senin yıldızın bizim ayağımızın altındadır. Artık tam hesaplaşma sayfası açıldı. Namussuz MHP düşmanı” şeklindeki paylaşımlarıyla dikkat çekti. Bu sert çıkışların, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Eyüp Yıldız’ı hedef aldığı iddiaları kulislerde hızla yayıldı.
Parti İçindeki Tepkiler ve Bahçeli’den Açıklama
Yönter’in ilk paylaşımı, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın tarafından da tekrar paylaşıldı; ancak Yalçın bu gönderiyi kısa süre sonra hesabından kaldırdı. Ardından Yalçın, Mart 2017 tarihli Devlet Bahçeli’nin “Yüzsüzlüğün âlemi yoktur. Utanmazlığa sığınıp fitne dümenini çevirmenin, rezilce yol almanın maliyeti çoktur, mazereti de zaten yoktur” sözlerini içeren bir mesajı sosyal medya hesabından yeniden yayımladı. Öte yandan, MHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri Tamer Çakıroğlu, Necmi Yıldırım, Şahin Gürz ve Nevzat Ünlütürk de sosyal medya platformları üzerinden Yönter’e destek veren paylaşımlar yaptı. MHP lideri Devlet Bahçeli ise bu istifayı farklı yorumladı. Bahçeli, Yönter’in akademik kariyerine yoğunlaşmak amacıyla “müsaade istediğini” belirtti ve herhangi bir kırgınlığın söz konusu olmadığını vurguladı. Bahçeli, olayın “Farklı partilerde görünen olaylara benzer bir yapı değildir. Kendi anlayışı çerçevesinde yapmış olduğu bir iş bölümü sonucudur” şeklinde değerlendirerek, Yönter’e akademik çalışmalarında başarılar diledi.
İstifa Perde Arkası: Güç Mücadelesi İddiaları
Yönter’in görevden ayrılması, sadece bir yönetim değişikliği olarak değil, parti içerisindeki ciddi bir güç mücadelesinin belirgin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Kulislerde dolaşan iddialara göre, bu istifanın arkasında doğrudan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bulunduğu ve Yönter’in “biletinin kesildiği” yönünde güçlü bir kanı var. Bahçeli’nin istifanın ardından yaptığı açıklamanın, Yönter’in siyaset sahnesinden tamamen uzaklaştırılmasını amaçladığı konuşuluyor. Bu sürecin en belirleyici faktörünün ise Yönter ile Eyüp Yıldız arasında yaşanan gerilim olduğu ifade ediliyor. Kulislerde ayrıca, Yönter’in Yıldız’a karşı başlattığı bu çıkışın aslında tek bir kişiye yönelik olmayıp, “parti içindeki birçok isme açılmış bir savaş” olduğu; ancak tepkileri büyütmemek adına bu şekilde ifade edildiği belirtiliyor. Bu hamle sonrasında Yönter için “süreç geri döndürülemez hale geldi” yorumları yapılıyor.
Teşkilat Desteği Beklentisi Boşa Çıktı
İzzet Ulvi Yönter’in yaptığı en büyük stratejik hatalardan birinin, teşkilat desteğini yanlış değerlendirmesi olduğu iddia ediliyor. Yönter’in, istifasıyla birlikte arkasından önemli bir grubun geleceğini ve parti içinde büyük bir ayrışma yaşanacağını beklediği düşünülüyordu. Ancak bu süreçte yalnızca yaklaşık 7 il başkanının kendisine destek verdiği, teşkilatın büyük çoğunluğunun ise MHP lideri Bahçeli’nin yanında yer aldığı belirtiliyor. Kulislerde bu durum, “herkes güçten yana saf tuttu” ifadeleriyle özetleniyor.
“Bahçeli Sonrası” Planları ve Güven Krizi
MHP kulislerinde öne çıkan en çarpıcı değerlendirmelerden biri de Yönter’in, Devlet Bahçeli sonrası döneme hazırlık yaptığı yönündeki iddialar. Yönter’in parti içindeki pozisyonunu güçlendirmeye çalıştığı, hatta “MHP’yi ele geçirme” hedefiyle hareket ettiğine dair söylentilerin uzun süredir konuşulduğu belirtiliyor. Bu planın ortaya çıkmasıyla birlikte sürecin hızlandığı ve “projenin suya düştüğü” yorumları yapılıyor. Kulislerdeki başka bir iddiaya göre ise Bahçeli’nin sağlık durumu hakkında çıkan olumsuz haberlerin kaynağı olarak Yönter görülüyordu. Bu durumun, Bahçeli ile Yönter arasındaki güven bağını kopardığı ve ilişkilerin kopmasında kritik bir rol oynadığı ifade ediliyor.
Sinan Ateş Cinayeti Dosyası ve Parti İçi Öfke
Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayetinin ardından ortaya atılan iddiaların da bu süreçte mühim bir rol oynadığı belirtiliyor. Bu bağlamda, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın ve İzzet Ulvi Yönter’e yöneltilen suçlamaların parti içinde kayda değer bir öfke birikimine neden olduğu ifade ediliyor. Kulislerde, özellikle Ülkü Ocakları camiasının bu iki isme karşı bir duruş sergilediği dile getiriliyor.
Açılım Süreci Politikaları Gerginliği Artırdı
Parti içerisindeki huzursuzluğun kaynaklarından birinin de açılım sürecinde benimsenen politikalar olduğu dile getiriliyor. Bu dönemde atılması beklenen adımlar ve yapılması planlanan yasal düzenlemeler hakkında parti içinde fikir ayrılıklarının bulunduğu ve bu durumun teşkilatlarda “içten içe kaynama”ya yol açtığı belirtiliyor.
AKP Kanadında Memnuniyet ve Olası Güç Mücadelesi
Kulislerde, İzzet Ulvi Yönter’in tasfiyesinin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) cephesinde de sevinçle karşılandığı iddia ediliyor. Yönter’in yargı, emniyet ve bürokrasi üzerindeki etkisinin hem AKP’yi hem de MHP’nin belirli kesimlerini rahatsız ettiği belirtiliyor. Ancak bu gelişmenin, gelecekte bürokraside yapılacak atamalarda AKP ile MHP’yi güç paylaşımı konusunda karşı karşıya getirebileceği de konuşulanlar arasında.
Parti İçinde Yeni Bir Tasfiye Dalgası mı Geliyor?
Kulislerde, Yönter’in istifasının münferit bir olay olmadığı, aksine MHP içerisinde daha kapsamlı bir tasfiye sürecinin başlangıcı olabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Parti yönetimi ve teşkilatlarda yeni adımların atılabileceği, özellikle son dönemde oy kaybı yaşayan MHP’de bir “yeniden dizayn” sürecinin başlayacağı iddia ediliyor. Ankara kulislerindeki genel değerlendirme ise “bu sürecin sadece parti içi dengeleri değil; Cumhur İttifakı’ndaki güç ilişkilerini, yargı, emniyet ve bürokrasideki yapılandırmaları ve güç paylaşımlarını baştan aşağı yeniden şekillendirebileceği” yönünde.

