1. Haberler
  2. Gündem
  3. Adana ve İstanbul’daki Yeni NATO Komutanlıkları: Türkiye’nin Rolü ve Riskler

Adana ve İstanbul’daki Yeni NATO Komutanlıkları: Türkiye’nin Rolü ve Riskler

Trump'ın NATO eleştirileri sürerken Türkiye, Adana ve İstanbul'da kurulan yeni askeri yapılarla ittifakın bölge stratejisinde kilit rol alıyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son dönemde “ABD’siz bir kâğıttan kaplan” benzetmesiyle NATO’yu eleştiren ABD Başkanı Donald Trump, örgütü hedef almaya devam ediyor. İran’daki duruma destek vermeyen NATO üyelerine duyduğu rahatsızlığı dile getiren Trump, “Onlar bizim yanımızda değilse, biz niye onların yanında olalım?” ifadesiyle “NATO dağılıyor mu?” spekülasyonlarını alevlendirmişti. Ancak bu tartışmalar sürerken, Türkiye’de kurulan iki yeni NATO yapısı dikkatleri çekti.

Bu açıklamalarında Trump, Türkiye’yi diğer NATO üyelerinden ayrı tuttu ve şunları söyledi: “Türkiye bize son derece destekleyici oldu. Bence Türkiye şahaneydi, harikaydı. Onlar istediğimiz şeylerin dışında kaldılar. Bence Erdoğan harika bir lider.” İktidar yanlısı medyanın, Erdoğan’a yönelik övgüleri nedeniyle büyük takdirle karşıladığı bu sözler, aslında ciddi sorunları barındırıyor. Trump’ın “İstediğimiz şeylerin dışında kaldılar” ve dolayısıyla “istemediğimiz şeyleri yapmadılar” şeklindeki ifadeleriyle hangi eylemi veya neyi kastettiği sorusu önem taşıyor.

Ne yazık ki, NATO’nun “beyin ölümü”, “kâğıttan kaplan” benzetmeleri ve “çözülme” tartışmaları sürerken, Türkiye daha da NATO odaklı projelere yöneldi.

Türkiye’deki Yeni NATO Komutanlıkları ve Stratejik Konumları

Bu gelişmelerden ilki, Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu tarafından kamuoyuna duyuruldu ve Milli Savunma Bakanlığı bunu doğrulamak durumunda kaldı: Adana’da bir NATO kolordu karargâhı inşa ediliyor. Kısa bir süre sonra, Milli Savunma Bakanlığı, gerçekleşen bir ziyaret vesilesiyle ikinci bir yapının daha duyurusunu yaptı: İstanbul Boğazı’nda, Beykoz mevkiinde bir NATO deniz unsur komutanlığı kuruluyor.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından açıklanan bu ziyaretin detayları şöyleydi: “Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyonel Karargâhı Komutanı Tümgeneral Jean-Pierre Fague (Fransa) ve komutan yardımcısı Tümgeneral Richard Stewart Charles Bell (Birleşik Krallık) ile beraberindeki heyet tarafından, Anadolukavağı / Beykoz’da konuşlanması planlı deniz unsur komutanlığına ziyaret gerçekleştirildi.” Şaşırtıcı bir tesadüf eseri olarak, “Çok Uluslu Kuvvet-Ukrayna Operasyon Karargâhı komutanlarının” bu ziyaretinden yalnızca birkaç gün önce, bir Türk petrol tankeri İstanbul Boğazı’na 14 mil mesafede insansız hava ve deniz araçları tarafından hedef alındı!

NATO’nun Genişleyen Cephesi: Adana ve İstanbul’un Rolü

Adana ve İstanbul Boğazı’nda konumlandırılan bu iki NATO yapısı, stratejik olarak birbirini tamamlar niteliktedir. Adana’daki NATO kolordu karargâhı, Polonya ve Romanya’daki benzer kolordularla birleşerek kuzeyden güneye uzanan bir hat meydana getiriyor. Bu durum, Baltık’tan Akdeniz’e uzanan ve başta Rusya olmak üzere daha geniş anlamda Asya’ya karşı kurgulanan bir savaş cephesinin inşasına işaret ediyor.

İstanbul’daki NATO deniz unsur komutanlığı ise fiilen Rusya’yı hedeflemekte ve bunun ötesinde Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni riske atma potansiyeli taşımaktadır. Bu adım, Türkiye’nin Lozan Antlaşması’nı Montrö ile taçlandırarak elde ettiği silah tekeline ve boğazlardaki egemenliğine zarar verebilir. Ayrıca, Türkiye’nin kendi eliyle Karadeniz’i NATO’ya açması gibi bir durumu beraberinde getirecektir.

ABD’nin Karadeniz ve Asya Stratejisindeki Türkiye Vurgusu

Ne yazık ki, ortaya çıkan bu manzara, ABD’nin Karadeniz stratejisinin bir uzantısı olarak Zengezur’un “Trump Koridoru” haline getirilmesi ve sonrasında Gürcistan’da askeri üs edinme hedefini de içinde barındırıyor. NATO tarafından atılan bu adımlar, şüphesiz ABD’nin kapsamlı stratejik planlamasının bir parçasıdır. ABD’nin Ulusal Güvenlik Stratejisi ve Savunma Stratejisi belgeleri, emperyalist ABD’nin petrodolar sistemini koruma amacıyla Asya’ya karşı başlattığı “uzun mücadeleyi” gözler önüne seriyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’yi bu mücadelede, Asya’ya açılan bir “koçbaşı” olarak kullanma arzusundadır. Bu nedenle, NATO’ya karşı bir duruş sergilenmesi ve İran’a destek verilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Özellikle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın A Haber’deki yayın sırasında yaptığı şu riskli açıklamanın ardından durum daha da kritikleşiyor: “Hürmüz Boğazı ile ilgili taraflarla beraber bir paket üzerinde çalışıyoruz, çok detay vermek istemiyorum. Durum devam ederse İran’a karşı farklı yönlere gidecek bir koalisyon durumuna doğru gidecek konu.”

Adana ve İstanbul’daki Yeni NATO Komutanlıkları: Türkiye’nin Rolü ve Riskler
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter