1. Haberler
  2. Gündem
  3. Giresun’da Toprak ve Su İçin Hukuki Mücadele Sürüyor

Giresun’da Toprak ve Su İçin Hukuki Mücadele Sürüyor

Giresun İdare Mahkemesi, Bulancak ve Tirebolu'daki maden projelerine açılan iptal davalarını ele aldı; kritik karar 15 gün içinde tebliğ edilecek.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Giresun’da, doğal çevre ve yaşam alanlarını doğrudan etkileyen iki kritik maden davası, Giresun İdare Mahkemesi’nde eş zamanlı olarak ele alındı. Bulancak ile Tirebolu-Görele aksında hedeflenen ve halihazırda yürütülen madencilik sondaj arama faaliyetlerine karşı açılan iptal davalarında tarafların görüşleri dinlenirken, mahkemenin her iki dosyaya ilişkin kararını önümüzdeki 15 gün içinde ilgililere bildirmesi bekleniyor. Bu davalar, bölge halkının çevresel haklarını koruma mücadelesinde dönüm noktası niteliğinde.

Bulancak Dosyası: Akan Madencilik’e İptal Talebi

Duruşmalardan ilki, Bulancak Piraziz Çevre ve Doğa Derneği tarafından açılan davaydı. Bu davada, Bulancak ilçesi Tandır Köyü ile Kovanlık beldesinin Ahurlu Mahallesi sınırları içerisinde Akan Madencilik şirketine tanınan sondaj arama faaliyeti izninin iptali talep edildi.

Söz konusu duruşmaya, davalı şirket temsilcileri ve avukatları katılmazken, Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nü İl Müdür Yardımcısı Özgün Şengül temsil etti. Bulancak Piraziz Çevre ve Doğa Derneği’nin avukatlığını ise Sevda Karataş Şahin üstlendi. Avukat Şahin, ilgili firmaya verilen iznin hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, bu işlemin geçersiz kılınmasını istedi.

Tirebolu-Görele Davası: Alagöz Maden’in Savunması ve Tepkiler

Diğer duruşmada ise Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği ile bazı vatandaşların, Görele ilçesi Karlıbel ve Tirebolu ilçesi Sekü mevkilerinde planlanan maden arama faaliyetlerine karşı açtığı iptal davası incelendi. Bu duruşmada, davalı şirket olan AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün sahibi olduğu Alagöz Maden’in avukatı hazır bulunurken, yine Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü adına İl Müdür Yardımcısı Özgün Şengül de yer aldı. Davacı tarafı, bu dosyada da avukat Sevda Karataş Şahin temsil etti. Karataş Şahin, bu dosyada da şirkete verilen sondajla arama izinlerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak, iptal talebinde bulundu.

Alagöz Maden’den Savunma: “Bilgisizlik ve Kamu Yararı” Vurgusu

Davalı Alagöz Maden şirketinin avukatı, maden faaliyetlerine yönelik itirazların “bilgisizlik ve ezbere yaklaşımlar” içerdiğini iddia etti. Avukat, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasının yer altı kaynaklarının değerlendirilmesiyle mümkün olabileceğini ileri sürdü. Ülkedeki yoksulluğun ve kişi başına düşen milli gelirin arzu edilen seviyelere ulaşmamasının maden karşıtı tutumlardan kaynaklandığını öne süren şirket vekili, maden arama faaliyetlerinde bir kamu yararı bulunduğunu da dile getirdi. Bununla birlikte, doğayı korumanın öncelikleri arasında olduğunu ifade eden şirket avukatı, davanın reddedilmesini talep etti.

Bölge Halkından Sert Tepki: “Yaşam Alanlarımız Yok Sayılıyor”

Alagöz Maden şirketinin avukatının duruşmadaki beyanları, mahkeme salonunda hazır bulunan bölge sakinlerinin yoğun tepkisine neden oldu. Mahkeme heyeti, bu tepkiler üzerine davacı dernek temsilcileri ile davacı vatandaşlara da söz hakkı tanıdı. Davacı taraf adına konuşan vatandaşlar ve dernek temsilcileri, Alagöz Maden’in halihazırda Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki faaliyetlerinin ciddi çevresel tahribat yarattığını, atık havuzlarından defalarca sızıntı yaşandığını ve içme suyu kaynakları, tarım arazileri ile yaşam alanlarının bu faaliyetlerden olumsuz etkilendiğini aktardılar. Aynı madencilik anlayışının çok daha geniş bir coğrafyada sürdürülmek istenmesinin bölgede geri döndürülemez zararlara yol açacağı kuvvetle vurgulandı.

Duruşma Sonrası Açıklamalar: ÇED Sürecindeki Hukuki Boşluk

Duruşmaların ardından Giresun Adliyesi önünde bir basın açıklaması yapan avukat Sevda Karataş Şahin, hem Bulancak’taki hem de Tirebolu-Görele hattındaki maden projelerine karşı açılan davaların duruşmaları için mahkemede olduklarını belirterek, her iki dosyada da daha önce yürütmeyi durdurma kararı alındığını anımsattı.

Şahin, yürütmeyi durdurma kararlarının temel nedeninin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde ortaya çıkan hukuki belirsizlik olduğunu ifade etti. ÇED Yönetmeliği’nde oluşan bu boşluğun, yönetmelik değişikliğiyle değil, bakanlığın il müdürlüklerine gönderdiği yazılarla giderilmeye çalışıldığını belirten Şahin, şunları kaydetti:

“Bakanlık, yönetmeliğe aykırı biçimde müdürlüklere yazı göndererek ‘ÇED gerekli değildir’ yerine ‘ÇED olumlu’ kararı verebilirsiniz dedi. Müdürlükler de buna dayanarak işlem tesis etti. Her iki dosyada yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi buydu.”

Yetki Sorunu ve Yasalara Aykırılık

Avukat Karataş Şahin, 7554 sayılı kanun sonrasında bu yöntemle verilen tüm “ÇED olumlu” kararlarının hukuka aykırı olduğunu savunarak sözlerine devam etti: “Bu işlemler yetki yönünden sakattır. Dolayısıyla iptali gerekmektedir. Yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi yetki bakımından hukuka aykırılıktı, iptal kararının da bu gerekçeyle verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.”

Esastan İtiraz: Suyumuz, Toprağımız Yok Sayılıyor

Meseleye sadece usul açısından değil, esas yönünden de itiraz ettiklerini dile getiren Karataş Şahin, maden projelerine ait proje tanıtım dosyalarında sulak alanlara, tarım arazilerine, havza sistemine, yaşam alanlarına ve bölge halkının geçim kaynaklarına dair yeterli bir değerlendirmenin bulunmadığını vurguladı. Şahin, endişelerini şu sözlerle aktardı:

“Bu dosyalarda bizim suyumuzun, toprağımızın, havzamızın, tarım alanlarımızın, geçim kaynaklarımızın ne olacağına dair gerçek bir değerlendirme yok. Yaşam alanlarımız yok sayılıyor.”

Şirketlerin “Kamu Yararı” Söylemi Tartışıldı

Karataş Şahin, şirketlerin aslında bölge halkına fiilen “gerekirse toprağınızı, suyunuzu, havanızı, hatta mülkiyetinizi alırız ve burada faaliyet yürütürüz” mesajını verdiğini ileri sürerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugün bunu çok somut biçimde gördük. Şirket vekili, yer altı zenginlikleri üzerinden bir kamu yararı söylemi kurmaya çalıştı. Oysa biz çok iyi biliyoruz ki yer altından çıkan zenginlikler bu halkın değil, şirketlerin kasasına gidiyor. Bize kamu yararı diye sunulan şey, aslında şirketlerin çıkarıdır.”

Mücadele Kararlılıkla Devam Edecek

Mücadelenin yılmadan süreceğinin altını çizen Karataş Şahin, şirketlere önemli bir uyarıda bulundu: “Bu davaları kazanacağımıza inanıyoruz. Ancak şirketler şunu bilsin, bir karar iptal edilince başka bir izin alıp yollarına devam edeceklerini sanmasınlar. Aldıkları her kararda, halkın yaşamını tehdit eden her adımda karşılarında olmaya devam edeceğiz. Mücadelemizi hem hukuki hem de fiili olarak büyüteceğiz.”

Giresun’da Toprak ve Su İçin Hukuki Mücadele Sürüyor
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter