28 Şubat’ta ABD ve İsrail tarafından İran’a yönelik başlatılan saldırıların beşinci haftasına girilmesiyle birlikte, küresel enerji piyasaları emsalsiz bir çalkantı yaşıyor. Dünyanın can damarı sayılan Hürmüz Boğazı’ndaki potansiyel engeller ve tedarik kaygıları, hem petrol hem de doğalgaz fiyatlarını tavan yaptırarak tarihi zirvelere taşıdı.
Petrol Piyasalarında Keskin Yükselişler
Çatışmaların patlak verdiği ilk andan itibaren petrol piyasalarında dramatik fiyat artışları gözlemlendi. Uluslararası düzeyde kıyaslama ölçütü sayılan Brent ve WTI ham petrol fiyatları şu şekilde bir değişim sergiledi: Savaşın ilk haftalarında Brent petrol fiyatı 119,5 dolara kadar yükselerek son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Piyasadaki bu ani hareketlilik, Exxon Mobil ve Chevron gibi önde gelen enerji şirketlerinin hisse değerlerini de %2 ila %3 oranında artırdı.
Hürmüz Boğazı Gerilimi ve Siyasi Açıklamalar
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, mevcut çatışmaların kritik bir noktası haline geldi. Bölgedeki siyasi figürlerden gelen demeçler, piyasalardaki belirsizliği daha da körüklüyor. Jeopolitik gerilimin giderek arttığı bu kritik dönemde, piyasaların gözü özellikle Trump’ın “önümüzdeki 2-3 hafta içinde çok sert darbe indireceğiz” şeklindeki açıklamasının ardından olası yeni bir tırmanış senaryosuna çevrildi.
Doğalgaz ve LNG Piyasasında “Mücbir Sebep” Şoku
Doğalgaz piyasaları da devam eden çatışmalardan ciddi şekilde etkilendi. Dünya üzerindeki en büyük Sıvılaştırılmış Doğalgaz (LNG) ihracatçısı olan Katar’ın, artan güvenlik riskleri sebebiyle üretimini durdurma ve “mücbir sebep” durumu ilan etmesi, küresel doğalgaz tedarik güvenliğini önemli ölçüde zedeledi.
Enerji Alternatifi Kömüre Talep Yükseldi
Doğalgaz tedarikinde yaşanan aksaklıklar, elektrik üretiminde kömüre olan talebin artmasına yol açtı. Uluslararası piyasalarda referans gösterilen Newcastle kömür fiyatları, son 5 haftalık dönemde %16,4 oranında artış göstererek ton başına 137,9 dolarlık bir seviyeye ulaştı.

