Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” başlıklı miting serisinin 103’üncüsü bugün Kütahya’da coşkulu bir kalabalıkla gerçekleştirildi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlatılan bu eylemler, Kütahya Belediyesi önündeki meydanı dolduran binlerce yurttaşı bir araya getirdi.
Katılımcılar, 379 gündür Silivri’de, 12 metrekarelik bir hücrede tutulan İmamoğlu için adalet talep etti. Eşi, kızı ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atan vatandaşlar, iktidarı istifaya çağırdı. Alanda “İmamoğlu’na özgürlük” yazılı pankartlar yükselirken, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” ve “Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganları yankılandı.
İmamoğlu’ndan Kütahya’ya Mektup: “Milli İradeye Darbe”
Miting programında ilk sözü Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci aldı. Ardından, CHP Kütahya İl Başkanı Tamer Yenikaya, Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den Kütahya halkına hitaben kaleme aldığı mektubu kamuoyuyla paylaştı. İmamoğlu’nun mektubunda yer alan ifadeler şu şekildeydi:
“Paylaşmanın ve hoşgörünün, adaletin ve dayanışmanın şehri, güzel Kütahya… Kütahyalılara kocaman bir merhaba. Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, mert ve onurlu gençler, güzel yüzlü çocuklar… Her birinizi saygıyla, sevgiyle, özlemle selamlıyorum. Sizleri hasretle kucaklıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin halkçı ve icraatçı uygulamalarını Kütahya’da hayata geçirmek için tüm gücüyle çalışan Eyüp Kahveci Başkanıma ve örgütümüzün mücadeleci ruhunu temsil eden, il başkanım Tamer Yenikaya’ya teşekkür ediyorum. İl başkanımızın nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum.
Sevgili kardeşlerim, demokrasimiz bu denli ağır bir sınavdan hiç geçmedi. Herkes için özgür ve onurlu bir hayatın, insanca ve hakça bir düzenin var olması için inşa ettiğimiz Cumhuriyetimizin kurucu değerleri ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Kendi kaderini elinde tutamayan bir millet, er ya da geç silinip gider. Millet, kendi kaderine ancak egemenlik kayıtsız şartsız kendisinde olursa sahip çıkabilir. İşte bu yüzden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, Cumhuriyet’i kurdular ve bize özgür, onurlu bir hayat armağan ettiler.”
Mektubunda milli iradeye yönelik saldırılara değinen İmamoğlu, yargı yoluyla gasp edildiğini ifade etti:
“Ne yazık ki bugün, milletin egemenliği saldırı altındadır. Milli irade yargı eliyle gasp edilmektedir. Seçilmiş belediye başkanlarının haksız hukuksuz bir şekilde, iftira ve yalan beyanlarla mahkeme önüne çıkarılması, üstelik tutuklu yargılanmaları milli iradeye yapılmış bir darbedir. 15,5 milyon seçmenin oyuyla aday gösterilmiş, 25 milyon vatandaşın imzasıyla desteklenen bir Cumhurbaşkanı adayının birtakım gizli tanık iftiralarına dayanılarak, kumpas davalarıyla tutuklu yargılanması milli iradeye darbedir.
Bu siyasi amaçlı yargı saldırılarının muhatabı bizleriz ama asıl hedef millettir. Milletimizin siyasi tercihlerini özgürce yapma ve iktidarı değiştirme hakkını ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bir yıl boyunca asılsız iddialar, iftiralar, organize karalama kampanyalarıyla bizi yargılanmadan suçlu ilan ettiler. Ancak kimseyi ikna edemediler. Biz, masum ve haklı olmanın özgüveniyle, ‘Duruşmaları canlı yayınlayın, millet gerçeği görsün’ dedikçe, onlar kaçtılar. Suçluların telaşıyla, iftiracıların arsızlığıyla kaçtılar.”
Kumpas davalarının çöktüğünü belirten İmamoğlu, kendisinin değil, milletin iradesine el koymaya çalışanların yargılandığını vurguladı:
“Yargılama başlayınca, kumpasları çöktü. Bizlerin ve milletimizin başına örmeye çalıştıkları çorap kendi ellerine, ayaklarına dolanmaya başladı. Milletimiz, o iftiracıların gerçek yüzünü bir kez daha gördü. Onun için Silivri Zindanında kurulmuş olan mahkemede biz yargılanmıyoruz. Orada biz yargılıyoruz, biz! Siyasi rakibini devre dışı bırakmak, milletin iradesini baskı altına almak için organize işler çevirenleri yargılıyoruz. Birkaç güdümlü yargı mensubuyla milletin iradesine el koymaya kalkışanları biz yargılıyoruz. Kendini milletten üstün gören, devleti ailesinin tapulu malı zannedenleri yargılıyoruz.
Haksızlığın ve zorbalığın gölgesinde dolaşanlar temize çıkmak istiyorlarsa yapacakları şey bellidir: Sandığı bir an önce milletin önüne koyacaklar. Çünkü Türkiye’nin derin ve acil sorunları ancak özgür, adil ve şeffaf bir seçimle aşılabilir. O sandık gelecek. Adaletin ve bereketin habercisi olarak gelecek. Bu güzel vatanın 86 milyon yurttaşı huzur içinde ve kardeşçe yaşayacak. Her yerde ve herkes için önce adalet ve hürriyet egemen olacak. Kimse eşitsizliğe, ayrımcılığa, haksızlığa maruz kalmayacak. Bu büyük baskı, zulüm ve sefalet dönemi er geç son bulacak. Her şey çok güzel olacak.
Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”
Mustafa Bozbey Tutuklandı, Özel’den Kütahya’ya Mesajlar
İmamoğlu’nun mektubunun okunmasının ardından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel kürsüye çıktı. Özel’in konuşması, 4 gün önce gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey dahil 30 kişinin tutuklandığı haberinin ardından büyük bir merakla bekleniyordu. Bozbey’in eşi, kızı ve kardeşi ise adliyeye sevk edilen 53 kişi arasından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Özel: “Bu Şehir Hiç Teslim Olmadı”
Özgür Özel, Kütahya halkını coşkulu bir dille selamlayarak konuşmasına başladı. Kütahya’nın tarihi önemine ve direniş ruhuna vurgu yapan Özel, şunları dile getirdi:
“Emeğin şehri Kütahya, çininin şehri Kütahya, Evliya Çelebi’nin yurdu Kütahya; kalbi güzel, sözü güzel, insanı güzel canım Kütahya. Değerli hemşerilerim, kıymetli komşularım; hepinize merhaba. Burası kurtuluşun, direnişin ve işgale teslim olmayıp ilk kez geriye gitmeden ileriye gidişin; Büyük Taarruz’un, zaferin ve zaferden sonra gelecek güzel günlerin şehridir. Selam olsun sana Kütahya.
Bu topraklar Frigya’dan Osmanlı’ya, Germiyan’dan Cumhuriyet’e çok büyük zorlukları gördü, geçirdi; ama en sonunda hep güzel günlere kavuştu. Nice karanlık kışları, nice badireleri atlattı. Ne zalimler geldi geçti; ama bu şehir hiç teslim olmadı, hiç umudunu kaybetmedi, hiç utandırmadı. Sahip çıktığını bırakmadı ve her seferinde zafere ulaştı. Zaferin kenti Kütahya’ya selam olsun.
İşte ben bugün buraya; büyük saldırılara rağmen direnişin ta içinden ve sizin güzel kalplerinizdeki dayanışma duygularını alarak; koltuklara, makamlara değil Anadolu’nun irfanına güvenerek, Kütahya’nın vicdanına güvenerek; seçtiğine sahip çıkan, Gazi’nin emaneti Cumhuriyet’in en önemli kazanımına sahip çıkan, sandığa sahip çıkan Kütahya’ya, Kütahya’yla birlikte direnmeye, mücadeleye, eyleme geldim eyleme.”
Kütahya’daki Parti Başarısı ve Teşekkürler
Kütahya’da 74 yıl sonra yerel yönetimleri kazanmanın gururunu yaşadıklarını belirten Özel, 31 Mart seçimlerinde elde edilen başarıya değindi:
“Biz bu güzel şehri, belediyesini 74 yıl boyunca kazanamadık. Ama bu şehre kusur bulmadık, sırtımızı dönmedik, küsmedik ve hep Kütahya’yı anlamaya çalıştık. Çalıştık, çabaladık, mücadele ettik ve nihayet 2023’teki o büyük değişimden sonra 2024’te, 31 Mart’ta Kütahyalılara Eyüp Kahveci’yi aday yaptık, emanet ettik. Kütahya ona sahip çıktı, emaneti Eyüp Başkan’a verdi, partimize verdi. Tüm Kütahya’ya yürekten teşekkür ediyorum. 2019’da Kütahya’da hiç belediyemiz yoktu. 2024’te Şaphane’yi Lütfi Mutlu’yla, Domaniç’i Engin Uysal’la, Dumlupınar’ı Zekeriya Yılmaz’la kazandık. Başkanları kutluyorum, tüm seçmenlerimize teşekkür ediyorum.
Bir başarı, bir başarı tek başına hiç kimseye ait değildir. Bir başarı varsa onda çok emek vardır. Ben öncelikle burada 2023 seçimlerinde kazanmamız gereken, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında hepimizin bir kez daha Gazi’nin partisinin yoksulluğu yeneceği, işsizliği yeneceği, yüzleri güldüreceği iktidarını umarken o 14 ve 28 Mayıs seçimlerini kaybedince herkesin başı öndeyken, moraller bozukken oradan yeni bir şekilde, diri bir şekilde, el ele, omuz omuza partimizi değiştirerek sonra da Türkiye’ye umut olmak için bir yola çıktık. O yola çıkmaya niyetlendiğimiz ilk günde yanımızda yol arkadaşımız Zeliha Şahbaz’ı bulduk. Yol arkadaşıma teşekkür ediyorum.”
Özel, Kütahya örgütünün mücadelesine ve milletvekillerine de teşekkürlerini sundu:
“Kütahya örgütü, tüm ilçe başkanlarımla, yöneticileriyle, il yönetimi ve başkanımızla birlikte belediye başkanımızın arkasında önemli bir mücadele veriyorlar. Tamer Yerlikaya’nın şahsında tüm örgütümüze teşekkür ediyorum. Gün oldu demokrasi yolculuğu dedik; partide, mecliste, grubu düşen partilere kürsü hakkı olsun diye onu demokrasi yolculuğuna yolladık. Gitti, görevini yaptı, baba ocağına geri döndü; Kütahya milletvekilimiz Ali Fazıl Kasap’a teşekkür ediyorum.
Ve biraz önce il başkanımızın ve belediye başkanımızın kıymetli konuşmalarını dinledim. Onlar bir hakkı teslim ettiler, ben de altını çizmek isterim: Kütahya’da Kütahya’yı bir parti, o partinin adayı, o partinin genel başkanı kazanmadı. Kütahya’yı Kütahy

