Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında verilen tutuklama kararının ardından, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) yönetiminden güçlü bir tepki yükseldi. Parti yetkilileri, kararın hukuki değil, siyasi bir müdahale olduğunu belirterek, halk iradesinin yok sayıldığını vurguladı.
CHP’den Demokrasi Anlayışına Sert Eleştiri
CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, milletin iradesine yapılan bu müdahaleyi “zorbalık” olarak nitelendirdi.
Zeybek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Milletimiz duysun… Bu kez Bursa’da halkımızın vermediği yetkiyi zorbalıkla alıyorlar. Halkın verdiği oyun bu iktidar için bir önemi yok. İki kişiden birinin oyunu almış, memnuniyet anketlerinde %65’lere kadar tırmanmış Mustafa Bozbey tutuklandıysa bunun sebebi tehditlere boyun eğmemesidir. İftiracılara itibar edenler, 31 Mart 2024’te sandıkta alamadıkları belediyeyi şimdi yargı eliyle alıyor. Bursa’nın onurlu insanları Bursa’yı ayağa kaldıranları unutur mu? Gözaltındayken bile 29 hizmetin açılışını yapanı, kentine gözü gibi bakanı unutur mu? Bursa’daki hiçbir vicdan bunu unutmaz. Böyle demokrasi anlayışı olmaz olsun. Yazıklar olsun. Millet büyüktür. Ve yine millet kazanacaktır.”
Başkanımız Siyasi Talimatın Hedefi Oldu
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır da konuya ilişkin görüşlerini dile getirdi ve hukukun siyasetin gölgesinde kaldığını belirtti.
Başarır, açıklamasında şunları söyledi:
“Hukuk yine siyasetin gölgesinde kalmış; bir belediye başkanı daha adaletin değil, siyasi bir talimatın hedefi olmuştur. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’e yönelik bu tutuklama, hukuki bir süreçten ziyade millet iradesine yargı yoluyla yapılan açık bir müdahaledir! Sandıkta kaybedenler, bu kumpaslarla halkın iradesini teslim alabileceklerini sanmaktadır. Ancak bilinmelidir ki milletin iradesini yok sayanlar, elbet günü geldiğinde yine o iradeyle sarsılacaktır! Başkanımızın yanındayız!”
Halk İradesine Açık Bir Kumpas
CHP Seçim ve Parti Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi ise kararın hukuki dayanağının zayıflığına ve zamanlamasına dikkat çekti.
Çiftçi, açıklamasında şunları belirtti:
“Mustafa Bozbey, 2019 yılında Nilüfer Belediye Başkanlığı görevinden ayrıldıktan sonra beş yıl boyunca hiçbir görev üstlenmemiş, 31 Mart 2024’te ise partimizin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak seçimleri kazanmıştır. Yedi yıl öncesine uzanan bir suç isnadının, yalnızca tanık beyanına dayandırılarak bugün tutuklama gerekçesi haline getirilmesi, Bursa halkının iradesine yönelmiş açık bir kumpastır. Hepimiz biliyoruz ki; Mustafa Bozbey, kendisine yöneltilen açık ve örtülü baskılara rağmen iradesini teslim almaya yönelik hiçbir dayatmayı kabul etmediği için bugün özgürlüğünden mahrum bırakılmıştır. Başkanımızın yanındayız. Bu hukuksuzluk sona erene kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Hukukun Üstünlüğü Sorgulanıyor: “Halk AK Parti’yi Değil Bozbey’i Seçti”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da tutuklama kararını “vicdanlarda karşılığı olmayan bir karar” olarak nitelendirdi ve kararın siyasi bir operasyon görüntüsü verdiğini ifade etti.
Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Aylar boyunca ‘parti değiştirecek’ yönünde söylentiler dolaşıma sokuldu. Bugün ise yıllardır işlem yapılmayan, 7 yıl öncesine dayandırılan iddialar gerekçe gösterilerek verilen tutuklama kararı; hukuk güvenliğini zedeleyen, siyasi bir operasyon görüntüsü vermekten başka bir anlam taşımamaktadır” ifadelerini kullandı.
Sözlerine devam eden Yavaş, şunları ekledi:
“Seçmen iradesine saygı göstermek hepimizin görevidir. Bursa halkı AK Parti’yi isteseydi, sandıkta onu seçerdi. Ama tercihini Mustafa Bozbey’den yana kullanmıştır. Bu karar Bursa halkının iradesine gölge düşürülmesi anlamına gelmektedir. Israrla söylüyoruz: Yargılamayın demiyoruz; yargılayın ama tutuksuz yargılayın. Çünkü hukukun en temel ilkesi açıktır: tutukluluk istisnadır. Bugün alınan bu kararlar, ülkemizin hukuk devleti kimliğini dünya kamuoyu önünde sorgulatmaktadır. Nitekim Türkiye, hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke arasında 118. sıradadır.”

