1. Haberler
  2. Gündem
  3. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Coşkusu: Ücretsiz Oyunlar ve Büyük Dönüşüm

27 Mart Dünya Tiyatro Günü Coşkusu: Ücretsiz Oyunlar ve Büyük Dönüşüm

BBT ve İBB, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü ücretsiz oyunlarla kutluyor. "Büyük Dönüşüm" vizyonuyla perdeler bugün sanatseverler için açılıyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kültür ve sanat dünyası için büyük önem taşıyan 27 Mart Dünya Tiyatro Günü, bu yıl Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları’nın öncülüğünde, sahnelenecek ücretsiz oyunlar ve özel etkinliklerle kutlanıyor. Uzun bir sessizliğin ardından “Büyük dönüşüm” sloganıyla yeniden canlanan BBT, bu özel günü seyircisiyle buluşan “Eşeğin Gölgesi” adlı oyunuyla taçlandırırken, Türkiye turnelerini ve sanata dair genişleyen vizyonunu da kamuoyuyla paylaştı.

Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda Yeni Bir Dönem ve Kutlamalar

Kısa bir aranın ardından tiyatro sahnesine güçlü bir dönüş yapan Bakırköy Belediye Tiyatroları (BBT), yeni sanat yönetimiyle adeta küllerinden doğdu. Tiyatronun köklü geleneğinden gelen ve ustaları Zeliha Berksoy ile Müşfik Kenter’in izinden yürüyen Ragıp Savaş’ın liderliğinde, kurum yepyeni bir soluk kazandı. BBT, 35 yıllık geçmişini “Büyük dönüşüm” parolasıyla birlikte, kurumsal kimliğini de modernize etti. Minimalist logo tasarımı ve dinamik iletişim stratejisiyle vurgulanıyor ki tiyatro, sadece bir sahne olmanın ötesinde, yaşayan, enerjik bir sanat kuruluşudur.

BBT, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü bu akşam “Eşeğin Gölgesi” adlı eserle idrak ediyor. Oyun, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde saat 20.00’de herhangi bir ücret talep edilmeden izleyiciyle buluşacak.

“Büyük Dönüşüm” Kapsamında Türkiye Turnesi

BBT’nin başlattığı “Büyük dönüşüm” süreci, tiyatronun sadece kendi sahneleriyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Nisan ayı boyunca Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde perdelerini açacak olan yapımlar, sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Tiyatronun Genel Sanat Yönetmeni Ragıp Savaş, bu yenilikçi adımları şu sözlerle dile getirdi: “Bakırköy Belediye Tiyatroları olarak bu yıl sahnemizi yalnızca kendi salonlarımızla sınırlamıyor, tiyatroyu Türkiye’nin farklı şehirlerine taşıyoruz. Nisan ayı ağırlıklı olmak üzere Eskişehir, Manisa ve İstanbul’da gerçekleştireceğimiz turnelerle seyirciyle buluşacağız. Sarıyer Belediyesi’nin her yıl düzenlediği tiyatro festivali kapsamında; Özen Yula’nın yazdığı ve Burcu Halaçoğlu’nun yönettiği ‘Ay Tedirginliği’ adlı oyunumuzla 10 Nisan’da seyirciyle buluşuyoruz. Çocuk izleyicilerimizi de unutmadık! İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Çocuk Festivali dahilinde; Zerrin Akdenizli’nin kaleme aldığı, Kadir Hasman’ın yönettiği ‘Sihirli Oyuncak’ adlı oyunumuzu 26 Nisan’da sahneleyeceğiz. Çocuk, genç ve yetişkin her yaştan sanatseverle bir araya gelecek olmak bizler için büyük bir heyecan ve mutluluk kaynağı.

Bakırköy’den Eskişehir ve Manisa’ya Uzanan Köprüler

Bakırköy Belediye Tiyatroları, Nisan ayında önemli bir iş birliğine imza atarak Eskişehir Şehir Tiyatroları ile sahne değişimleri için bir protokol başlattı. Bu iş birliğinin ilk adımı olarak, 7 Mart’ta prömiyerini gerçekleştiren, Tarık Akan’ın aynı adlı romanından Gökhan Aktemur tarafından sahneye uyarlanan ve Turgay Kantürk’ün yönettiği “Anne Kafamda Bit Var” adlı oyun, 10-11-12 Nisan tarihlerinde Eskişehir Şehir Tiyatroları sahnesinde konuk olacak.

Ragıp Savaş ayrıca, geleneksel Manisa Mesir Macunu Festivali’ne katılım süreçlerini detaylandırdı: “Ebru Nihan Celkan’ın yazdığı, Fidan Tek Koşar’ın yönettiği ‘Babil Kuleleri’ oyunumuzla 19-21 Nisan tarihlerinde Manisalı izleyicilerimizle buluşacağız. Biz bu turneleri yalnızca birer temsil olarak değil, aynı zamanda kültürel bir buluşma, bir paylaşım alanı olarak görüyoruz. Her şehirde farklı seyircilerle karşılaşmak, onların nefesiyle oyunlarımızın yeniden şekillenmesine tanıklık etmek, tiyatronun en canlı en güzel tarafı bence. Biz de bu canlılığı çoğaltmak, tiyatromuzu daha geniş kitlelerle buluşturmak için yola çıkıyoruz. Bakırköy Belediye Tiyatroları olarak hedefimiz; nitelikli, çağdaş ve güçlü anlatılarla Türkiye’nin dört bir yanında seyircide iz bırakmak. Bu turne programı da BBT vizyonunun önemli bir parçası. Seyircinin olduğu her yerde olmaya, tiyatroyu hayatın merkezine taşımaya devam edeceğiz.

“Eşeğin Gölgesi” Detaylı İnceleme

Murat Karasu’nun yönetmenliğini üstlendiği, Haldun Taner’in ölümsüz eseri “Eşeğin Gölgesi”nde sahneye çıkan oyuncular arasında Alper Altuner, Ali Kil, Arda Akyüz, Ayşe Demirel, Burak Dur, Can Esmeray, Doğuş Can Uzun, Eda Özdemir, Emre Koç, Ercan Koçak, Gözde Ayar, Kadir Hasman, Murat Şenol, Nazan Koçak, Özge Çatak, Sevda Karabulut ve Zeyno Eracar yer alıyor. Dramaturgluğunu Irmak Bahçeci’nin, dekor tasarımını Ali Yenel’in ve müziklerini Tolga Çebi’nin üstlendiği eserin orkestrasında ise Adem Elkaya, Atiye Eşkiza, Aykut Yıldırım, Ebru Mine Sonakın, Emin Gülfidan, Ersin Toz, Hasan Koç, Melih Yüzer, Şafak Dinlenmez ve Uğur Çerkezoğlu bulunuyor.

Epik hiciv türündeki bu eser, “Abdalya” ülkesinde bir eşeğin gölgesi üzerinden başlayan absürt bir tartışmanın; medya manipülasyonu, siyasi hırslar ve toplumsal kutuplaşma gibi unsurlarla nasıl bir kaosa evrildiğini ustaca bir dille anlatıyor. Oyun, izleyiciyi derin bir sistem eleştirisine davet ediyor.

Dünya Tiyatro Günü Bildirileri: Willem Dafoe ve Metin Deniz

Bu yılki 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi, tanınmış ABD’li aktör, tiyatrocu ve Venedik Tiyatro Bienali’nin sanat yönetmeni Willem Dafoe tarafından kaleme alındı. ITI Türkiye Temsilciliği Yönetim Kurulu’nun (Turan Oflazoğlu, Engin Uludağ, Ayşe Emel Mesci ve Savaş Aykılıç) ortak kararıyla, bu yılın Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi ise hem yurt içinde hem de yurt dışında önemli projelere imza atmış usta sanat insanı, sahne tasarımcısı ve yönetmen Metin Deniz tarafından yazıldı.

İBB Şehir Tiyatroları’ndan Geniş Kapsamlı Kutlama

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları da 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü büyük bir coşkuyla karşılıyor. Bugün, 26 farklı mekânda, toplam 26 tiyatro oyunu ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşacak.

Sahnelenecek bazı oyunlar ve mekânları şöyle:

  • Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Haramiler”
  • Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Cadı Kazanı”
  • Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Öylece Durur Zaman”
  • Ümraniye Sahnesi’nde “Fosforlu Cevriye”
  • Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde “Köpek Kalbi”
  • Müze Gazhane Prof. Dr. Sevda Şener Sahnesi’nde “Geçmişin Gölgesi”
  • Müze Gazhane Meydan Sahne’de “Sivrisinekler”

Diğer İBB mekânlarında ise saat 20.00’de başlayacak ücretsiz oyunlar:

  • İBB Arnavutköy Kültür Merkezi’nde “Ben Zek”
  • İBB Başakşehir Kültür Merkezi’nde “Bir Delinin Hatıra Defteri”
  • İBB Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde “Montaigne”
  • İBB Sancaktepe Eyüp Sultan Kültür Merkezi’nde “Nasıl Bilirdiniz?”
  • İBB Cem Karaca Kültür Merkezi’nde “1984 Büyük Gözaltı”
  • İBB Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde “Cumhuriyetin Dört Kadını Latife, Halide, Fikriye ve Afife”
  • İBB Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde “Babam Dünyanın En Büyük Şairi”
  • İBB Dr. Enver Ören Kültür Merkezi’nde “Yıldızların Gölgesinde Ağlamak”
  • İBB Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde “Gençlik”
  • İBB Şile Kültür Merkezi’nde “Leke”
  • İBB Hoca Ahmet Yesevi Kültür Merkezi’nde “Apsolit”
  • İBB Baruthane’de “Şatonun Altında”

Metin Deniz’in Ulusal Bildirisi: Sanat ve İnsan

“27 Mart Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun. Sahne tasarımcısı ve yönetmenim. 1960 yılından beri bu işi yapmaktayım. Bütün dünyanın tedirginlik içerisinde olduğu, ülkemizdeki adalet, hukuk ve benzeri tartışmaların alıp başını gittiği bu günlerde Dünya Tiyatro Günü nasıl yorumlanabilir? Sanat ve savaş birbirine karşıdır. İnsan da (insan olan) savaşa karşıdır. İnsan sanatı sever, sanata düşkündür. İnsan sanat için vardır. İnsansız sanat olmaz, sanatı olmayan bir toplum da olmaz. Toplumlar ise asıl sanat aracılığıyla birbirleriyle tanışırlar, ilişki kurarlar, hesaplaşırlar. Tiyatro bu tanışıklığı, asırlardır var olan gücüyle sürdürür. Tiyatronun bu ilişkiyi sürdürebilmek için kullandığı araç ise insandır. Tiyatro her zaman insanı sorgular. İnsandan aldığını insana verir. Sahnelenen her şey insanın kendi gerçeğidir. Jon Fosse’nin dediği gibi. “Tiyatro düşünmediklerimizi hatırlatıp düşündüklerimizi irdelememizi sağlar.” Örneğin, tiyatro sahnesinde deniz yoktur. Tiyatronun gücüyle insanlar, olmayan denizi görürler ve yaşarlar. Tiyatro en yalın biçimde yaratıcılığı önemser, her insanda olan yaratıcılık gücünü pekiştirir, geçmişi hatırlayıp geleceğin planlanmasını sağlar. Dahası, isterse geleceği değiştirebilir. Kısaca, zaman içinde sanat savaşı döver.”

Sahne tasarımcısı, yönetmen

Willem Dafoe’nun Uluslararası Bildirisi’nden Alıntılar

Willem Dafoe tarafından kaleme alınan bildirinin bir kısmını siz okuyucularımızla paylaşıyoruz:

“Ben esas olarak filmlerdeki rolleriyle tanınan bir aktörüm. Ancak köklerim tiyatroya dayanıyor. 1977-2003 yılları arasında New York’taki The Performing Garage’da özgün eserler sahneleyen, bütün dünyada turnelere çıkan The Wooster Group’un bir üyesiydim. Richard Foreman, Robert Wilson ve Romeo Castellucci ile de çalıştım. Şu anda Venedik Tiyatro Bienali’nin sanat yönetmeniyim. Bu görev, dünyadaki olaylar ve tiyatro çalışmalarına geri dönme arzum, tiyatronun benzersiz pozitif gücüne ve önemine olan inancımı güçlü bir biçimde şekillendirdi. New York merkezli tiyatro topluluğu The Wooster Group’ta çalıştığım ilk zamanlarda, tiyatromuzdaki bazı gösterilere bazen çok az seyirci gelirdi. Genel kural olarak, sahnedeki oyuncu sayısından daha az seyirci gelmişse temsili iptal etme seçeneğimiz vardı. Ama bunu hiç yapmadık. Topluluğun çoğunluğu tiyatro eğit”

27 Mart Dünya Tiyatro Günü Coşkusu: Ücretsiz Oyunlar ve Büyük Dönüşüm
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter