Türk yargısında dikkat çekici bir gelişme yaşanıyor. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) 2. Dairesi, eski yargıç Ahmet Çakmak hakkında verdiği ihraç kararını iptal eden Danıştay 5. Dairesi’nin içtihat değişikliğine neden olan kararını yasal süresi içinde uygulamadı. Bu durum, yargıda yeni bir gerilim noktası olarak belirirken, HSK’nın Danıştay’ın bağlayıcı kararını zımni olarak reddetmesi üzerine Çakmak, HSK aleyhine bir kez daha hukuki yola başvurdu.
Eski Yargıç Ahmet Çakmak Hakkındaki Süreç
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez adaylığına Yüksek Seçim Kurulu’na sunduğu dilekçeyle karşı çıkan eski yargıç Ahmet Çakmak hakkında bir dizi soruşturma başlatılmıştı. Bu soruşturmaların gerekçeleri arasında; resmi yazışmalarda kalın yazı tipi kullanması, bir dilekçesinde “AİHM’e gideceğim, dosyamın Güldür Güldür şova parodi olacak olaylardan oluştuğunu bahsedeceğim” ifadelerine yer vermesi, 12 yaşındaki bir çocuğun tutuklanmasını talep eden savcının eğitime alınmasını istemesi ve adliyenin boş bir bölümüne spor salonu yapılmasını talep etmesi gibi hususlar bulunuyordu. Bu sebeplerle başlatılan soruşturmalar neticesinde HSK 2. Dairesi tarafından 9 Haziran 2022 ve 15 Aralık 2022 tarihlerinde görev yeri değişikliği kararları alınmıştı.
Meslekten İhraç ve Danıştay Başvurusu
Çakmak hakkında, “Hâkimler ve Savcılar Kanunu”ndaki “2 kez yer değiştirme cezası verilen kişinin meslekten çıkarılacağı” hükmü uyarınca, 21 Şubat 2024’te yargıçlık mesleğinden kesin olarak ihraç edilme kararı verildi. Çakmak, bu ihraç kararını 6 Mart 2024 tarihinde öğrenmesinin ardından, hakkındaki uzaklaştırma ve meslekten çıkarma kararlarının yürütmesinin durdurulması istemiyle Danıştay’da bir dava açtı.
Çakmak, bu hukuki süreç kapsamında; kendisine verilen iki görev yeri değişikliği ve meslekten ihraç kararlarının, Anayasa’ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne, Birleşmiş Milletler Bangolar Yargı Etiği İlkelerine ve Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığı İlkelerine aykırı olduğunu savundu. Çakmak, hakkındaki kararların hukuken geçersiz sayılarak iptal edilmesini talep etti.
Danıştay’dan Çığır Açan İçtihat Değişikliği
Danıştay 5. Dairesi, Ahmet Çakmak’ın davasını 5 Mart 2025 tarihinde karara bağladı. Danıştay, Çakmak’ın davasında önemli bir içtihat değişikliğine giderek emsal niteliğinde bir karar verdi. Daire; meslekten çıkarılmasına ilişkin yeniden inceleme talebinin reddine dair yapılan itirazın reddedilmesine yönelik olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu bağlamda anayasal anlamda meslekten çıkarma cezası mahiyetinde bir işlem varken anılan işlemin yargı denetimine kapalı olduğu gerekçesiyle verilen davanın incelenmeksizin reddi yönündeki karar ile mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin kanunilik unsurunu taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan meslekten çıkarma sonucunu doğuran mesleğe kabul kararının kaldırılması kararına karşı yargı yolunun kapalı olduğunun kabul edilmesi ve meslekten çıkarma cezası verilmesine yol açan kusurlu fiil ve davranışları değerlendirilmeksizin sadece şekli bir yargısal denetim yapılması anayasal bir teminat olan hâkimlik teminatının anlamsız hale gelmesine yol açacaktır.”
Daire, kararında ilgili yasa uyarınca yapılan işlemlerde meslekten çıkarma cezasının “neden” unsuru yönünden denetimi kapsamında, ilgililerin meslekten çıkarılmalarına yol açan kusurlu fiil ve davranışlarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek içtihat değişikliğine gittiğini kaydetti. Ayrıca, görev yeri değiştirme kararlarında gerekçe olarak gösterilen yazışmaların mesleğin şeref ve nüfuzunu yitirmesine neden olacak ağırlıkta olmadığı ve bu yazışmaların ilgili yasanın farklı bir maddesi kapsamında değerlendirilebileceğini ifade eden Daire, ikinci yer değiştirme cezasının hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaştı.
İhraç Kararı İptal Edildi, Gürlek Detayı Ortaya Çıktı
Bu değerlendirmeler sonucunda Danıştay 5. Dairesi, HSK 2. Dairesi’nin 21 Şubat 2024 tarihinde Ahmet Çakmak hakkında verdiği meslekten ihraç kararını iptal etti. HSK 2. Dairesi’nin Danıştay tarafından iptal edilen söz konusu kararında imzası bulunan isimler arasında mevcut Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de yer alması dikkatlerden kaçmadı. Bakan Gürlek, o dönemde Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yapmaktaydı.
HSK’den Danıştay Kararına “Örtülü” Ret
Çakmak, bu kararın ardından 11 Şubat’ta Danıştay kararının yerine getirilmesi amacıyla HSK’ye başvurdu. Danıştay’ın kararı da HSK’ye 15 Şubat’ta tebliğ edildi. Ancak HSK, yasada belirtilen azami 30 günlük süre içerisinde Danıştay kararını uygulamayarak, örtülü (zımni) bir ret cevabı vermiş oldu. Ahmet Çakmak ise HSK’nin bu zımni ret işlemi hakkında 18 Mart’ta Danıştay 5. Dairesi’nde yeni bir dava başlattı.

