İran Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Emir Hatemi, potansiyel bir kara harekatına karşı alınan önlemler çerçevesinde, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in faaliyetlerinin “anbean” takip edilmesi yönünde kesin talimatlar verdi. Bu gelişme, Tahran’ın bölgedeki askeri hareketliliğe verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi.
İran’dan İşgal Senaryosuna İlişkin Sert Uyarı
İran’ın resmi haber ajansı IRNA tarafından paylaşılan görüntülerde, Hatemi’nin üst düzey komutanlarla gerçekleştirdiği bir toplantıda önemli açıklamalarda bulunduğu görüldü. Yapılan beyanda, düşman unsurların muhtemel adımlarına karşı azami dikkat ve hassasiyetle izleme yapılması, buna yönelik karşılık planlarının derhal uygulamaya konulmasının zaruri olduğu belirtildi.
Hatemi, olası bir kara işgali senaryosuna özellikle dikkat çekerek, tehditkar bir dille şu ifadeleri kullandı: “Eğer düşman kara harekâtına girişirse, tek bir kişi bile sağ kalmamalı.”
ABD’nin Olası Kara Harekatı Senaryosu ve Potansiyel Riskler
Washington Post gazetesinin, kimliği açıklanmayan yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD ordusu ve deniz piyadelerine mensup birlikler Orta Doğu bölgesine kaydırılıyor. Bu askeri sevkıyatın, İran’a yönelik potansiyel bir harekat çerçevesinde ele alındığı ifade edildi.
Söz konusu haberde, ABD Başkanı Trump’ın onayı durumunda, bölgeye gönderilen askerlerin İran topraklarında haftalarca sürebilecek bir kara işgalinde görevlendirilebileceği vurgulandı. Yetkililer, böyle bir planın hayata geçirilmesinin, çatışmayı çok daha tehlikeli bir boyuta taşıyacağı uyarısında bulundu.
Amerikalı yetkililer, planın gerçekleşmesi durumunda, ABD kuvvetlerinin daha önceki askeri müdahalelerle kıyaslandığında çok daha yüksek risklerle karşılaşacağının altını çizdi. Operasyonun, bilhassa sahadaki güvenlik şartları göz önüne alındığında, ciddi tehditler içerdiği belirtildi.
Muhtemel bir harekat dahilinde, Amerikan askerlerinin İran’a ait insansız hava araçları (İHA), füze sistemleri, karadan gelecek saldırılar ve el yapımı patlayıcılar gibi unsurlarla yüzleşmek zorunda kalabileceği ifade edildi.
Yetkililerin açıklamasına göre, tasarlanan kara harekatının tam teşekküllü bir işgalden ziyade, özel harekat birlikleri ve konvansiyonel piyadeler tarafından ortaklaşa yürütülecek, sınırlı ve hedefe yönelik operasyonları kapsayacağı dile getirildi.
Bu plan çerçevesinde, İran’ın Basra Körfezi’ndeki kilit petrol ihracat limanlarından Hark Adası’nın ele geçirilmesi ve Hürmüz Boğazı civarında deniz trafiğini tehdit edebilecek silah sistemlerinin imha edilmesinin de seçenekler arasında değerlendirildiği aktarıldı.

