Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü C-130 kargo uçağı kazası soruşturması kapsamında tamamlanan kriminal rapor, 20 askerin şehit olduğu olayda patlayıcı veya sabotaj ihtimaline dair herhangi bir bulguya rastlanmadığını ortaya koydu. Bu önemli gelişme, kazanın dış bir müdahale sonucu meydana geldiği yönündeki iddiaları çürütürken, soruşturma tüm yönleriyle devam ediyor.
Soruşturma Devam Ediyor: Kriminal Raporda Dış Müdahale İzi Yok
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Askeri Suçları Soruşturma Bürosu, 11 Kasım 2025 tarihinde Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşen, Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait “68-1609” kuyruk numaralı C-130 tipi kargo uçağıyla ilgili çalışmalarını sürdürüyor. Kazada 20 askerimiz şehit düşmüştü.
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından hazırlanan kriminal raporda, uçağın enkazında veya çevresinde patlayıcı, mühimmat veya sabotaj izine rastlanmadığı açıkça belirtildi. Ayrıca, raporda yangın hızlandırıcı veya şüpheli kimyasal maddelere dair bulguların da mevcut olmadığı ifade edildi.
Uluslararası Standartlarda Delil Toplama ve Teknik İncelemeler
Kaza yerinden toplanan deliller, enkaz parçaları ve tanık ifadeleri, uluslararası prosedürlere titizlikle uygun olarak alındı. Gürcistan ile yürütülen iş birliği sayesinde tüm deliller güvenli bir şekilde Türkiye’ye getirildi.
TÜBİTAK, TUSAŞ, MKE ve Hava Kuvvetleri uzmanlarının katılımıyla gerçekleştirilen teknik incelemeler neticesinde, kazanın nedenine dair kaza kırım ön raporu hazırlanacak ve ardından kesin rapor soruşturma dosyasına dahil edilecek.
Doğu Perinçek’ten “İsrail Vurdu” İddiası ve MSB’den Hukuki Yanıt
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Azerbaycan’dan dönüşte düşen Türkiye’ye ait C-130 kargo uçağının İsrail tarafından vurulduğunu iddia etmişti. Perinçek, “Azerbaycan’da Türk kargo uçağımızı İsrail’in vurduğunu açıklasanıza. Kaç ay oldu, niye raporu gizliyorsunuz?” sözleriyle kamuoyuna seslenmişti.
Bu iddialar üzerine Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Perinçek hakkında yasal işlem başlatıldığını duyurmuştu. MSB’nin konuya ilişkin açıklaması şöyleydi:
“Bir siyasi parti genel başkanı tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan ve siyasi saiklerle yapılan açıklamalar, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyondur. Hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerimizi kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içermekte, yapılan resmî açıklamalar kasten çarpıtılmaktadır.
Özellikle Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili, şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür. Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhâl başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir. Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır.
Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır. Millî güvenliğimizi ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi, yapılacak resmî açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır.”
Şehitlerin Naaşları ve Dijital Verilerin İncelenmesi
Şehit düşen askerlerimizin naaşları, Tiflis’ten bir A400M uçağıyla Ankara Mürted Hava Meydanı’na getirilmiş ve Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemeler dosya kapsamına alınmıştır.
Soruşturma çerçevesinde, şehit personelin dijital materyalleri ve telefonları üzerindeki detaylı incelemeler de halen devam etmektedir.
Hava Kuvvetleri Komutanlığı Değerlendirme ve Denetleme Başkanlığı, uçağın neden düştüğüne dair teknik değerlendirmelerini kararlılıkla sürdürüyor. TÜBİTAK, TUSAŞ, MKE ve Hava Kuvvetleri uzmanları tarafından elde edilen tüm bulgular, kazanın kesin nedenini aydınlatmak amacıyla titizlikle analiz edilmektedir.

