1. Haberler
  2. Gündem
  3. Adıyaman ‘No:87’ Apartmanı Davası Kararı: Ailelerden Adalet Tepkisi

Adıyaman ‘No:87’ Apartmanı Davası Kararı: Ailelerden Adalet Tepkisi

Adıyaman'daki deprem davasında 16 can kaybına rağmen sanıklar tutuklanmadı; verilen hapis cezaları mağdur ailelerin büyük tepkisini çekti.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sırasında Adıyaman’ın Merkez ilçesi Karapınar Mahallesi’ndeki “No:87” apartmanının çökmesi, 16 vatandaşımızın yaşamını yitirmesine ve 1 kişinin yaralanmasına yol açtı. Bu büyük facianın ardından açılan davanın sonuçlanması, mağdur ailelerin beklentilerini karşılamayarak büyük tepkilere neden oldu.

Depremin Yıkımı ve Açılan Dava

6 Şubat depremlerinin Adıyaman’da yarattığı yıkımın sembollerinden biri olan “No:87” apartmanının enkazı altında kalan 16 kişi hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralı olarak kurtuldu. Bu trajedinin ardından Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın sahibi Abuzer Tuncay ile fenni mesul ve statik proje müellifleri Ramazan Turan ve Kemal Aydın hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçlamasıyla yasal süreç başlattı.

Mahkemenin Kararı ve Cezalar

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, mahkeme heyeti sanıklar hakkında “iyi hâl” indirimi uygulayarak hükmünü açıkladı. Yapı sahibi Abuzer Tuncay’a “basit taksir” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası verilirken; fenni mesul ve statik proje müellifleri Ramazan Turan ve Kemal Aydın ise 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak mahkeme tarafından sanıklar hakkında herhangi bir tutuklama kararı verilmedi.

Mağdur Ailelerden ve Avukatlardan Yükselen Tepki

Duruşma sonrasında, Adalet Peşinde Aileleri Platformu’nun çağrısıyla adliye binası önünde toplanan mağdur aileler, karara sert tepki gösterdi. Aileler, taşıdıkları dövizlerle “Afet değil katliam, adalet istiyoruz”, “Deprem değil ihmal öldürür”, “Adalet olası kastla gelecek” ve “Deprem öldürmez, rant öldürür” sloganlarını dile getirdi.

Avukat Eminoğlu’nun Değerlendirmesi

Müşteki avukatlarından Naim Feyzullah Eminoğlu, mahkemenin verdiği kararı eleştirerek, “Çok kötü bir kararla karşılaştık. Mahkeme tutuklama kararı vermedi. Normalde CMK 100 açık; 10 yıl verilen sanıklar tutuklanabilir, tutuklamak zorundasın. Ama deprem sanıkları olunca mahkemeler kanunları uygulamıyor. Başka bir vatandaş olsa direkt uyguluyorlar” şeklinde konuştu. Eminoğlu, sanıkların “olası kast” suçlamasıyla yargılanması gerektiğini vurgulayarak, “Biz, adalet mücadelesine sonuna kadar devam edeceğiz” sözleriyle kararlılıklarını ifade etti.

Acılı Yakınların Feryadı

Ali Yılmaz’dan Adalet Arayışı

Depremde yakınlarını kaybeden Ali Yılmaz, kararın kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını belirterek, “Ne yazık ki adalet beklediğimiz gibi olmadı. Adalet Sarayı’nda adaleti arıyoruz ama adaleti bulamadık. Bir daha enkaz altında kalmamak için adalet istiyoruz. Biz bebekleri toprağa verdik, canları toprağa verdik” ifadelerini kullandı.

Sevda İlik ve Sevgi Sekman’ın Gözyaşları

Yeğenini depremde yitiren Sevda İlik de yaşanan acıları dile getirerek, “O binada 16 canımızı yitirdik. Onlar enkaz altında kalırken, biz onların parçalarını toplarken burada adalet sarayında, adalet koridorlarında sürünüyoruz. Verilen cezaları kabul etmiyoruz, buna itiraz ediyoruz” dedi. Enkazda yeğenini kaybeden Sevgi Sekman ise duygusal bir dille, “Ben dün gece başımı yastığa koyduğumda, bugün umutla uyanacağım diye düşündüm. Ama böyle bir haksızlıkla karşılaşacağımı bilmiyordum. Biz buraya adalet için geldik. 7,5 yıl ceza ne demek? Bir insanın ömrü bu kadar mı basit, bir insanın canı bu kadar mı kıymetsiz? Biz o enkazın altında canlarımızı bıraktık, ama enkazın altından adaletimizi çıkarmak istiyoruz. O canlarımızla birlikte adaleti de gömmek istemiyoruz” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Adalet Peşinde Aileleri Platformu’ndan Sert Eleştiri ve Çağrı

Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman İl Temsilcisi Celal Gezer de kapsamlı bir açıklama yaparak, karara ve genel duruma ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

“Deprem Öldürmez, İhmal Öldürür” Vurgusu

Gezer, depremde yaşanan acıların bilinenin yapılmaması ve sorumluluğun ertelenmesi sonucunda ortaya çıktığını belirterek, “6 Şubat 2023’te yaşadığımız bunca acı, bilinenin yapılmadığı, uyarının dikkate alınmadığı, sorumluluğun bilinçli olarak ertelendiği bir sürecin sonucudur. Biz şunu çok iyi biliyoruz: Deprem öldürmez. İhmal öldürür. Göz yummak öldürür. Rant öldürür. Ama bugün artık şunu daha net söylüyoruz: Bu yaşananlar sadece ihmal değildir. Bu, bile bile gelen ölümlerdir. Bugün görülen bu dava sadece bir yapının yıkılmasının davası değildir. Bu dava; teknik raporlarla ortaya konmuş kusurların, yönetmeliklere rağmen yapılan aykırılıkların ve aynı kişilerin farklı yapılarda tekrar eden hatalarının yargılandığı bir davadır” ifadelerini kullandı.

“Olası Kast” İddiası ve Hukuki Gerekçeler

Deprem dosyalarının, ‘aynı isimler, farklı binalar, aynı suçlar’ gerçeğini ortaya koyduğunu belirten Gezer, durumun tekil bir hata olmadığını vurguladı: “Bu ne demek? Bu, tekil bir hata değildir. Bu, zincirleme bir sorumsuzluktur. Bu, alışkanlığa dönüşmüş bir hukuksuzluktur. Bir yapıda beton yetersiz, diğerinde donatı eksik, bir başkasında proje dışına çıkılmış. Çoğunda bunların hepsi yapılmış. Ve bu kusurlar tesadüf değil. Bu kusurlar tercih edilmiştir. Bir mühendis hesap yapmadan proje çizmez. Bir müteahhit kullandığı malzemenin sonucunu bilmeden iş yapmaz. Bir kamu görevlisi imza attığı belgenin neye yol açacağını bilmeden imza atmaz. Bilmeme ihtimali yoktur. Ama buna rağmen yapılmışsa bu artık ihmal değildir. Bu, riskin bilindiği, sonucun öngörüldüğü ama buna rağmen devam edildiği bir davranıştır. Ve bunun adı bellidir: olası kasttır.”

Hukuki bir gerçeği haykırdıklarını ifade eden Gezer, “Bu dosyalarda yer alan fiiller taksirle açıklanamaz. Çünkü burada bir dikkatsizlik yok, bir unutkanlık yok, bir anlık hata yok. Burada süreklilik var, tekrar var, bilinç var. Ve bu nedenle deprem suçluları olası kast ile yargılanmalıdır. Bugün verilen karar sadece geçmişi ilgilendirmiyor. Bu karar, gelecekte kimlerin yaşayacağını belirleyecek. Eğer bugün bu fiiller ihmal olarak görülürse yarın aynı kişiler aynı yöntemlerle yeni binalar yapacak ve o binaların altında yine insanlar kalacak. Ve bu binaların altında öleceğiz hep birlikte” uyarısında bulundu.

Yargı ve Siyasi Otoritelere Çağrı

Yargı mensuplarına seslenen Celal Gezer, dosyalarda sadece teknik verilerin değil, insan hayatının nasıl göz ardı edildiğinin, masum bir bebeğin canının ranta ve paraya tercih edildiğinin kanıtları olduğunu vurguladı. “Verilen karar sadece hukuki değil, vicdani bir karardır. Biz sizden şunu istiyoruz: Gerçeği görün, kusurun tekrarını görün, davranışın sürekliliğini görün ve buna göre karar verin” diyen Gezer, siyasi otoritelere de çağrıda bulundu: “Bu tablo kendiliğinden oluşmadı. Denetim yapılmadı, sürekli imar afları çıkarıldı. 8 defa imar affı çıkarılıyor. Ülkemiz deprem bölgesi. Deprem gerçekleşmemiş olsaydı 9. imar affı gelecekti. Bu bir sistem sorunudur. Ve bu sistem değişmeden hiçbir şey değişmeyecek.”

“Unutmak Yok, Affetmek Yok, Helalleşmek Yok”

Son olarak tüm Türkiye’ye seslenen Gezer, bunun sadece Adıyaman’ın değil, tüm ülkenin sorunu olduğunu belirtti: “Balıkesirli kardeşime, İzmirli kardeşime, Rizeli kardeşime, Konyalı kardeşime sesleniyorum; bu hepimizin meselesidir. Bu sese ses vermezseniz, siz de öleceksiniz. Bu dava, bu ülkede yaşayıp yaşamayacağımızın davasıdır. Eğer bu ülkede bilim yerine rant, kural yerine çıkar, insan hayatı yerine kâr hırsı tercih edilirse bu acılar bitmez. Biz buradayız. Sadece kaybettiklerimiz için değil, kaybetmemek için buradayız. Ve bugün buradan açıkça ilan ediyoruz: Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok. Çünkü unutmak aynı suçun tekrarına izin vermektir. Affetmek sorumluluğu ortadan kaldırmaktır. Helalleşmek adaletin yerine getirilmemesidir.”

Türkiye’ye Ortak Mücadele Çağrısı

Gezer, taleplerinin net olduğunu vurguladı: “Adalet, gerçek adalet, eksiksiz adalet. Deprem yine olacak. Ama biz artık ihmal yüzünden ölmek istemiyoruz. Ve biz adalet yerini bulana kadar bu çağrıyı, sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Ben Türkiye’nin iyi insanlarına, yüreği haktan, hukuktan, adaletten, mazlumdan yana olan o güzel insanlara sesleniyorum. Gelin platformumuza destek verin. Destek verin ki bundan sonraki depremlerde, afetlerde canlarımızı tekrar kaybetmeyelim.”

Adıyaman ‘No:87’ Apartmanı Davası Kararı: Ailelerden Adalet Tepkisi
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter