Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen bir basın toplantısında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Murat Emir, hem kişisel mal varlığı iddialarına yanıt verdi hem de ülke gündemindeki çeşitli konulara değindi. Emir, özellikle Dezenformasyon Yasası’nın basın özgürlüğüne yönelik tehditlerine dikkat çekerek, elinde tabletiyle yaptığı “taşınmaz beyanı” ile de çarpıcı bir görüntü sergiledi.
Malvarlığı İddialarına Tabletli Yanıt
Konuşmasının ilk bölümünde, yandaş medya tarafından malvarlığı üzerinden asılsız iddialarla hedef alındığını ifade eden Murat Emir, bu iddialara somut kanıtlarla karşılık verdi. Toplantıya elinde bir tabletle çıkarak dikkatleri üzerine çeken Emir, tabletinde tapu sistemini açarak, “Taşınmaz beyanı böyle yapılır!” şeklinde konuştu.
Emir, kendisine yöneltilen eleştirilere ve malvarlığı iddialarına açıklık getirerek şunları söyledi: “Sözde basın bana saldırıyor. Tapu kayıtlarına ulaştık diyenler doğru söylesin. 80 daire gösteriyorlar ama 2005 yılında krediyle bir daire aldım, orada oturuyorum.” Bu ifadeleriyle, hakkında çıkan spekülasyonları net bir dille yalanlamış oldu.
Gazeteci Tutuklamaları ve Basın Özgürlüğü Endişesi
Basın toplantısının önemli bir bölümünü basın özgürlüğü ve yargı süreçlerine ayıran Emir, gazeteci İsmail Arı’nın “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklanmasına değindi. Emir, bu durumu eleştirerek, “Basın özgürlüğünü engelleyen yani gazetecileri hapse attıran kanunlardaki öngörü ve belirlenebilirlik sağlanmalıdır diyoruz” vurgusunu yaptı.
Yargıya yönelik eleştirilerini sürdüren Emir, tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in şoförlerinin gözaltına alınmasını hatırlattı. Bu durumun yeni bir iftira zinciri kurma amacı taşıdığını belirterek, “Zamanı gelince ‘şu kişiyi konuşturacağız’ diyorlar. Amaç yeni iftira zinciri kurmak” şeklinde konuştu. Ünlülere yönelik başlatılan yeni uyuşturucu soruşturmasına da dikkat çeken Emir, bunun siyasi bir gündem değiştirme hamlesi olduğunu savundu.
Milli Dayanışma Raporundaki Sessizlik
Emir, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunca hazırlanan rapora işaret ederek, bu süreçte hâkim olan sessizliği eleştirdi. Konuyla ilgili “Bir umursamazlık, vurdumduymazlık var” ifadelerini kullandı. Konuşmasının son kısmında tekrar İsmail Arı’nın tutuklanması konusuna dönen Emir, ilgili raporda basın özgürlüğü konusunda mutabakata varılan maddeleri paylaştı.
Rapordan alıntı yaparak şunları aktardı: “Raporun 44. sayfasında haberleşme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Bu hükme bağlı olarak uygulamada basın özgürlüğünü sınırlayıcı sonuçlar doğuran yasalar hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik çerçevesi içerisinde yeniden ele alınmalıdır demişiz.”
Emir, bu metnin altında AKP, MHP, DEM grubu ve diğer siyasi partilerin imzasının bulunduğunu vurguladı. Kanunlarda öngörülebilirlik ve belirliliğin sağlanması gerektiğini belirten Emir, “Kanun şu; halkı endişe, korku, panik yaratmak saikiyle, kamu düzenini ve barışını yaymak suretiyle halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak. Bu yasanın mimarı Feti Yıldız” sözleriyle ilgili yasanın içeriğini ve sorumlusunu işaret etti.
Dezenformasyon Yasası “Giyotin” Görevi Görüyor
Dezenformasyon yasasına karşı tepkilerini daha önce de dile getirdiklerini anımsatan Emir, yasanın çerçevesinin kesin olması gerektiğinin altını çizdi. Emir, “Bu kanunun çerçevesi kesin olmalıdır. Yasa koyucu, sınırları belirsiz herkesin dilediği gibi anlayacağı bir yasa olamaz. Yalanın gerçeğin ne olduğuna kim karar veriyor. Siz sabah ayrı akşam ayrı konuşanlar değil misiniz? Gerçeğin belirleyici basın, ifade özgürlüğü değil midir? Büyük hukuksuzluklar var” diyerek yasanın mevcut haliyle yol açtığı sorunlara dikkat çekti.
Sözlerini daha da ileri taşıyan Emir, “Bu sansür yasası bir giyotin görevi görmektedir. Gelin bu yasayı düzeltin. Burada vebal var” ifadeleriyle yasanın düzeltilmesi çağrısında bulundu. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a da seslenerek bu yasanın düzeltilmesi talebini yineleyen Emir, son olarak “Gazetecileri görev yapamaz hale getirme, ayak altından çekme operasyonlarına bir son verelim” şeklinde konuştu.

