Milli Eğitim Bakanlığı ile çeşitli vakıflar arasındaki iş birliği protokolleri kapsamında çocuklara yönelik düzenlenen dini etkinlikler, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) gündemine taşındı. DEM Partisi milletvekili Beritan Güneş, bu uygulamaların çocukların gelişimi üzerindeki potansiyel etkilerine dikkat çekerek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması talebiyle bir soru önergesi sundu.
Muhalefetten Eleştiri: Dini Etkinlikler Meclis Gündeminde
DEM Partili Güneş, önergesinde, Peygamber Sevdalıları Vakfı tarafından organize edilen bazı faaliyetleri örnek gösterdi. Vekil, “7-10 yaş arası çocuklar için ‘Hayat Namazla Güzeldir’ isimli çalışmayı düzenleyen organizasyon, çok sayıda kentte çocuklarla etkinlikler düzenlemiştir. Çocuklara ‘haremlik selamlık’ şekilde yürüyüşler yaptırıldığı; çocuklara ‘seremoni’ niteliğinde, cemaat halinde namaz kıldırıldığı görüntüler sosyal medyada geniş yer bulmuştur” ifadelerini kullandı.
Tartışmalı Etkinliklerden Örnekler ve “Çok Boyutlu İstismar” İddiası
Güneş ayrıca, “Mezkûr kurumun 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü’nün hemen ertesinde de Diyarbakır’da yüzlerce kız çocuğunu ‘Niyet ettim tesettüre’ isimli bir programa dahil ettikleri, çocukların tesettürlü şekilde yürüyüş yapmalarının sağlandığı bilgisi basına yansımıştır” bilgisini de aktardı. DEM Partili Güneş, bu tür toplu etkinliklerin “dini ve politik nitelik taşıdığını” ve çocukların adeta birer “şov nesnesine” dönüştürülmesinin “çok boyutlu bir istismar” teşkil ettiğini savundu. Güneş, bakanlığa yönelttiği sorularla, bu faaliyetlerin çocukların psikolojik ve pedagojik gelişimleri üzerindeki muhtemel etkilerini ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu tür organizasyonları denetleyip denetlemediğini sorguladı.
Bakan Göktaş’tan Savunma: “Çocuğun Üstün Yararı İlkesi” Temelinde Çalışmalar
Bakan Göktaş, soru önergesine verdiği yanıtta, bakanlığının gerçekleştirdiği tüm çalışmaların “çocukların sağlıklı gelişimini temin etmek ve tüm risklere karşı bilinçli nesiller yetiştirmek üzere” olduğunu belirtti. Göktaş, sözlerini “Bu çalışmalar çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir” şeklinde sürdürdü.
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi Vurgusu ve Özgürlüklerin Korunması
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, açıklamalarında Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin din ve düşünce özgürlüğü ilkesine atıfta bulundu. Göktaş, “Bakanlığımız sözleşmede güvence altına alınan çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün korunması temel ilkesi doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir. Çocukların kendi inançlarını seçme süreçlerinde ayrımcılığa uğramamasını, zorlayıcı uygulamalara maruz kalmamasını ve her çocuğun gelişen kapasitesi doğrultusunda görüşünün dikkate alınması ilkesi çerçevesinde sözleşmenin toplumun tüm kesimleri tarafından öğrenilmesini teşvik etmek ve çocukların karar alma süreçlerine katılımlarını sağlamak için çalışmalar yürütülmektedir” şeklindeki ifadeleriyle açıklamalarda bulundu.

