1. Haberler
  2. Gündem
  3. Dervişoğlu’ndan Net Mesajlar: İmralı, Ara Seçim, Dış Politika

Dervişoğlu’ndan Net Mesajlar: İmralı, Ara Seçim, Dış Politika

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, Meclis’te "Terörsüz Türkiye" sürecine sert tepki göstererek, ülkenin krizden çıkışı için erken seçim çağrısında bulundu.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında ve sonrasında basın mensuplarına yaptığı açıklamalarda, ülkenin mevcut siyasi ve dış politika konularına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, özellikle tartışmalı “Terörsüz Türkiye” sürecine yönelik sert tepkisini dile getirirken, iktidara yakın medya kuruluşlarını uyararak, “Aklınızı başınıza toplayın. Başka Türkiye yok…” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu’ndan Gündeme İlişkin Sert Açıklamalar

“Terörsüz Türkiye” Süreci ve Medya Eleştirisi

İYİ Parti Genel Başkanı, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece güçlü bir şekilde karşı çıkarak, iktidar çizgisine yakın medya patronlarına yönelik ciddi eleştirilerde bulundu. Bu medya kuruluşlarını sağduyulu olmaya davet eden Dervişoğlu, Türkiye’nin birliğini ve bütünlüğünü korumanın önemine dikkat çekti.

Memur-Sen Başkanına Cumhuriyet Uyarısı

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın “Türkiye 100 yıllık narkozdan çıkıyor” şeklindeki sözlerine de sert bir yanıt veren Dervişoğlu, “Cumhuriyet ile kavga etmek bir sendika başkanının görevi olmamalıdır. Bu şahsiyet, Cumhuriyet’i sorgulamak yerine iktidarı sorgulamalıdır,” şeklinde konuştu.

İmralı’daki “Konut Tartışması” ve Öcalan Meselesi

Dervişoğlu, TBMM’deki Grup Toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Abdullah Öcalan’ın İmralı’da yeni bir konut inşa edildiği yönündeki iddialara ve DEM Parti sözcülerinin bu konudaki beyanlarına değindi. Bir gazetecinin, “Öcalan’ın İmralı’da konut tartışması yaşanıyor. DEM Parti sözcüleri, net şekilde böyle bir konutun yapıldığını belirttiler. Bu konuda değerlendirmeniz nedir?” sorusuna karşılık olarak şunları kaydetti: “Orada bir yerleşkenin yapıldığına ve hatta bu yerleşke ile Abdullah Öcalan’a vaat edilen bir statünün hayat bulabileceğine dair ifadeler var. Türkiye’de kullanılmayan çok sayıda konut mevcut. Ülkenin nüfusu fazla, yapılan her yere yerleşecek adam vardır. Abdullah Öcalan denen caniye eğer bu hükümet, bu yönetim, Tayyip Erdoğan, bir özgürlük tanıyacaksa bunun pazarlığını kapalı kapılar ardından yapmasın. Biz bunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde duyalım. Terör örgütünün uzantısı bir siyasi partinin ifadelerini ciddiye alarak yol haritası tanzim etmeye çalışmamız takdir edersiniz ki mümkün değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulduğu yerdir Türkiye Büyük Millet Meclisi, ihanetin planlandığı yer değil. Burada ihanet planlamasının yapılmasına, dün olduğu gibi bugün de söylüyorum, asla izin vermeyeceğiz.”

Özgür Özel’in Ara Seçim Çağrısına Yanıt: Türkiye Seçime İhtiyaç Duyuyor

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin olarak kendisine yöneltilen, “Siz bu formüle nasıl bakıyorsunuz?” sorusunu yanıtlayan Müsavat Dervişoğlu, şunları dile getirdi: “Anayasal bir tanımlama aslına bakarsanız yani teferruatıyla incelenmesi gereken bir durum. Sadece boşalan belediye başkanlıkları ile ilgili değil, boşalan milletvekilleri de var. Onlar ayrı formüller… Bunu yüzde 15’e tamamlayalım vesaire türünden işlemlerin yaşama geçirilmesi bir beklenti olabilir ama doğruluğu tartışma konusudur. Ben şu pencereden bakıyorum, Türkiye yanlış yönetiliyor hatta Türkiye yönetilemiyor. Dolayısıyla Türkiye’nin bir seçime ihtiyacı var. Bu seçim ortamının ortak bir akılla inşa edilmesi lazım. Türkiye’nin bu gerginlikten, bu kutuplaşmadan kurtarılması lazım. Devlet kurumlarının, hatta devleti devlet yapan müesseselerin, siyasetin aparatı olmaktan çıkarılması lazım. Bütün bu üzerinde konuşup tartıştığımız meseleler, aslına bakar ve işin özüne inerseniz, devletin kurumlarının doğru işlemeyişinden kaynaklı. Partileşmiş bir devlet ya da devletleşmiş bir parti kaygısının yaşandığı dönemin sonuçlarıdır bütün bu olup bitenler. Türkiye’nin genel anlamıyla seçime ihtiyacı vardır. Türkiye artık bu hükümeti, bu hükümetin dayattığı sistemi kaldıracak durumda değildir.”

Türkiye’nin Genel Durumu ve Hükümet Yönetimi Eleştirisi

Konuşmasında dünya düzenindeki değişimlere ve Türkiye’nin iç durumuna da değinen Dervişoğlu, “Dünya düzeni değişiyor. Bugün hür düşüncenin hayat verdiği dünyanın ruhu can çekişiyor. Geleceğin daha iyi olacağına dair iyimserliğin çoktan solduğu, yarınlara dair kaygının göğüsleri daralttığı, tuhaf bir dönemden geçiliyor. İnsan aklının adeta deliler tarafından esir alındığı, dünyayı savaşa, kaosa ve kargaşaya sürüklediği bir zaman yaşanıyor. Ne şanssızlıktır ki, açlığın ve hatta salgınların dahi geri döndüğü, orman kanunlarının yeniden geçerli olduğu bu dönemde ülkemiz, ulus-devletin kıymetini bilmeyen, adeta hakikatle savaşan bir hükümet tarafından yönetilmektedir,” ifadelerini kullandı. Mevcut hükümetin “hatadan hataya koştuğunu,” “vazifelerinin üstesinden gelemediğini,” “dışarının çalkantılarından milleti koruyamadığını,” “dertlerine çare bulamadığını” ve “karmaşıklaşmış sorunlar karşısında insanımızın tutunacak dalı olamadığını” vurgulayan Dervişoğlu, “Yaşadığımız derin ekonomik krize hamasetle, vatanımızın her karışında hissedilen güvensizliğe de garip bir müsamaha ile yaklaşıyorlar,” şeklinde konuştu.

“Çelik Kubbemiz ve Demir Kubbemiz Cumhuriyetimizdir”

Sözlerinin devamında Dervişoğlu, İYİ Parti’nin ulusal savunma ve Cumhuriyet anlayışını net bir şekilde ortaya koydu: “Burada açıkça belirtmek istediğim şudur: Bizim ‘Çelik Kubbemiz’ de ‘Demir Kubbemiz’ de öncelikle Cumhuriyetimizdir. Ulus bilinci yoksa, ulus-devlet yoksa, Türkiye’nin ulusal savunması sağlanamaz. Tüm meselelere işte bu açıdan yaklaşıyoruz. Farkımız da budur.” Hükümetin “Terörsüz Türkiye” projesini “ulus-devletten kesin olarak uzaklaşmak” olarak yorumlayan Dervişoğlu, “Bizse, Türkiye’nin bekasının yurttaş haklarının tam ve kamil şekilde sağlanmasından geçtiğini biliyoruz, söylüyoruz. Cumhuriyet’i sahipsiz ve güçsüz kılmak, kimseye fayda getirmez. Ulus vasfını, Cumhuriyet’ten ayırmak, üniterlikten taviz verecek kapılar açmak, Truva’nın kapılarını açmaktır. O kapı da başıboş değildir, herkes bunu böyle bilsin!” uyarısında bulundu.

İran Savaşı ve Türkiye’nin Dış Politika Tutumu

Müsavat Dervişoğlu, geçen hafta yaptığı konuşmada Türkiye’nin İran Savaşı’na askeri olarak karışmaması gerektiğini ve taraflarla kurulan ilişkilerin uluslararası anlaşmalardaki yükümlülüklerin ötesine taşınmaması gerektiğini vurguladığını hatırlattı. Ayrıca, İran’ın bir iç savaşa sürüklenme ihtimalinden ve bölgedeki PKK ile bağlantılı grupların silahlandırılmasının kabul edilemez olduğundan bahsetmişti. Bu büyük risk ortamında, tamamen iç politika odaklı iktidar hesaplarıyla başlatılan “İmralı ihanet sürecinin” acilen sonlandırılması gerektiğini de eklemişti.

Trump Yönetimi ve İran Arasındaki Gerilim

Dervişoğlu, İran Savaşı’nın kritik bir dönemece girdiğini belirterek, “Trump yönetimi, Tahran’da konuşabileceği bir yönetim arzu ettiğini ve nükleer çalışmaların sonlanması başta olmak üzere, yeni yönetim ile anlaşabileceğini söylüyor. Bunun olmaması durumunda ise İran’ı, bütün enerji altyapısını imha etmekle ve Hark Adası’nı işgal etmekle tehdit ediyor. Öte yandan Tahran’daki yönetim ise, bu talepleri egemenlik haklarına karşı açık bir saldırı olarak değerlendirmekte ve Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutacağını, Amerikan varlığının bulunduğu bölge ülkelerini de hedef alacağını söylemektedir. Temennimiz elbette ki, bu savaşın bir an evvel bitmesidir. Ancak, yaşanan krizin dünya ekonomisine yükü her geçen gün artarken, savaşın şiddetini artıracağını öngörebiliriz,” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin Tarafsızlık ve Komşularla İlişkiler Vurgusu

Dervişoğlu, mevcut durumun sona ermesi için tarafların geri adım atmaması halinde, “ABD ve İsrail’in kazanmak, İran rejiminin ise ayakta kalmak için her adımı atabileceği bir döneme giriyoruz,” değerlendirmesinde bulundu. Bu süreçte Türkiye’nin tarafsızlığını muhafaza etmesinin “her zamankinden daha zor olacağını, ancak bunu başarmak zorunda olduğunu” belirten İYİ Parti lideri, ülkenin “duygusal malum odakların refleksleriyle, Avrasyacı propagandanın etkisiyle, geleneksel ilişkilerini bozacak, ittifaklardan dışlanacak adımlar atmaması gerektiğini” vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin topraklarının İran’a karşı bir savaşta kullanılmasına izin vermemesi gerektiğini kaydederek, “Bu savaştan Türkiye, tek bir vatandaşının burnu bile kanamadan çıkmalıdır. Aynı şekilde Türkiye sebebiyle de hiçbir insana zarar gelmemelidir,” dedi. Geçen hafta dış politika önceliklerini anlattığını hatırlatan Dervişoğlu, daha somut uyarılarda bulunma ihtiyacı hissettiğini ifade etti: “Eğer, Dışişleri Bakanının beklentileri gerçekleşir ve Körfez ülkeleri İran’a karşı askeri bir tepki verirse, Türkiye bu askeri ittifakın mutlaka dışında kalmalıdır. Savaşı bölgesel bir savaş olarak tanımlamak yerine, ABD-İsrail-İran savaşı olarak tanımlamalı, kendisine sıçramaması için gayret göstermelidir.”

Acil Talepler ve Hükümete Yönelik Uyarılar

Dervişoğlu, “1980-1988 yılları arasında İran-Irak savaşı sırasında ülkemizin izlediği dış politika bu açıdan yol göstericidir,” diyerek o dönemi örnek gösterdi. Türkiye’nin Şam ve Bağdat ile ilişkilerini sıkı tutması gerektiğini ve bu ülkelerin toprak bütünlüklerinin yaşanan olumsuzluklardan etkilenmemesi için çaba sarf etmesi gerektiğini ekledi. Tüm bu dış politika değerlendirmeleriyle eş zamanlı olarak, Müsavat Dervişoğlu, altını çizerek şu kesin taleplerini dile getirdi: “İmralı süreci derhal sona erdirilmelidir. Millî kimliğimizi zayıflatan söylemler derhal terk edilmelidir. Bu yolda şuursuzca önerilen yasal ve anayasal değişiklikler, bir daha inmemek üzere rafa kaldırılmalıdır. Zaman, iç politika kazanımları için şımarıkça hareket etme zamanı değildir. Hükümetle yakın ilişki içinde olan ve söyledikleri sanki Türk hükümetinin resmi görüşüymüş gibi algılanan medyadaki soytarılıklara derhal son verilmelidir. Türk milleti, algı operasyonlarının nesnesi yapılamaz. Burada medyaya değil, onların sah”

Dervişoğlu’ndan Net Mesajlar: İmralı, Ara Seçim, Dış Politika
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter