1. Haberler
  2. Gündem
  3. Doğal Mirasımız Cilo Buzulları Eriyor: Uzmanından ‘Buzul Yasası’ Acil Çağrısı

Doğal Mirasımız Cilo Buzulları Eriyor: Uzmanından ‘Buzul Yasası’ Acil Çağrısı

Hakkari Cilo Dağları'ndaki erimeye dikkat çeken Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, acil "Buzul Yasası" ve koruyucu örtü uygulaması çağrısı yaptı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hakkari’deki Cilo Dağları’nda yer alan ve doğal mirasımızın önemli bir parçası olan buzullar, küresel ısınmanın etkisiyle her geçen yıl hızla eriyerek alan kaybediyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, bu endişe verici duruma dikkat çekerek, buzulların korunması adına acilen “Buzul Yasası” çıkarılmasını ve üzerlerinin koruyucu örtülerle kapatılmasını talep etti.

Cilo Buzulları Tehlikede: Milli Park Alan Kaybediyor

Hakkari’nin 4 bin 135 metre rakımlı Cilo Dağları, maalesef küresel ısınmanın yol açtığı erimeyle birlikte buzullarının her yıl daha da küçüldüğüne tanıklık ediyor. 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla ‘milli park’ statüsü kazanan Cilo Sat Dağları’ndaki buzul oluşumları ve çevresindeki göller, aslında her yıl hem Türkiye’den hem de yurt dışından binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Ancak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, buzul alanlarının ciddi bir şekilde daraldığını vurgulayarak, özellikle Cilo buzulları başta olmak üzere dünya genelindeki buzulların hızla yok oluş sürecine girmesinin büyük bir endişe kaynağı olduğunu belirtti.

Kar Yağışı Buzullara Neden Yardımcı Olmuyor?

Prof. Dr. Alaeddinoğlu, buzulların doğal bir miras olduğunu ve korunmaları için örtüyle kaplanmalarının şart olduğunu tekrar ifade etti. Bu yıl, Van Gölü Havzası, tüm Doğu Anadolu ve kısmen Güneydoğu Anadolu ile Türkiye’nin çeşitli bölgeleri, önemli miktarda yağış aldı. Cilo buzulları da dâhil olmak üzere, bu dağlık bölgeler de bol kar yağışı ile karşılaştı. Prof. Alaeddinoğlu’na göre, “Bu kar yağışı bölgenin su bilançosu açısından çok ciddi katkı sunan, pozitif anlamda olumlu etkileyecek bir süreci destekler. Ancak, Cilo Dağları’ndaki buzulların ömrünü uzatmaya, ya da olumlu etkilemeye bir katkısı olmaz. Çünkü, yağan karın büyük kısmı yaz aylarında eriyecek. O mevcut yapının üzerine ekstradan bir kar örtüsü gelmeyecek, onu olumlu anlamda etkilemeyecek. Dolayısıyla, Cilo dahil olmak üzere o buzulların tamamı maalesef önümüzdeki aylarda başlayacak olan, o sıcak hava dalgası ile birlikte var olan karı erittiği gibi, geçmişte gelen o buzulların, kalıcı kar örtüsünün büyük ölçüde erime sürecine girmesine neden olacak.” Uzman isim, bu yılki yağışların Van Gölü Havzası’nın su gereksinimini olumlu etkilediğini, ancak bu durumun buzullara yansımayacağını sözlerine ekledi. Temmuz ve ağustos aylarından itibaren kalıcı buzulların erime sürecinin hızlanacağını belirten Alaeddinoğlu, “Oradaki erimeyi durdurmamız mümkün değil. İklim değişikliği, ya da sıcaklık her yerde aynı değil. Örneğin Van Gölü kıyısında farklıdır, dağlardaki farklıdır, kuzey kutbuna gidersiniz daha farklıdır. Antalya, ya da Güneydoğu’da daha alçak sahalarda ortalama sıcaklıktaki artışlar 1-2 derecedir. Ama Cilo ya da diğer dağlarda bu sıcaklık 6-7 dereceye çıkıyor. Bunun önüne geçmemiz mümkün değil,” ifadelerini kullandı.

Buzulları Korumak İçin Acil Tedbirler ve Yasa Şart

Prof. Dr. Alaeddinoğlu, ‘milli park’ ilan edilmiş olan Cilo Dağları’ndaki buzulları muhafaza etmek amacıyla acil yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bu yılki Cilo buzulların ne kadar alan kaybettiği ile ilgili güncel uydu görüntüleriyle tespit etmemiz mümkün. Ama şu an net bir rakam yok. Buzulların alan kaybetme süreci devam edecek. O buzullarla ilgili kısmi önlem almazsak, yani buzulların erimesini önleyecek ekstradan tedbirler almazsak, yani sadece doğanın kendi akışına bırakırsak sıcaklıktaki artış oradaki buzulların erimesini zamanla daha da hızlandıracak,” şeklinde konuştu. Uzman, sıcak hava dalgalarının sıklığının arttığını ve dünya genelinde buzulları korumak için çeşitli tedbirlerin alındığını belirtti. Örneğin, kalıcı buzulların koruyucu örtülerle kapatılması, erime hızını önemli ölçüde yavaşlatabilir. Alaeddinoğlu, “O buzullar birer doğal miras. Dünyanın da ilgisini çekiyor. Başta turizm olmak üzere özel ilgi duyan insanlar var. Bu insanların sayısı her geçen gün artıyor. Biz bu buzulları korursak, hem kendi ülkemizde yaşayan insanların oranın görmesine fırsat sunmuş olacağız hem de dünyanın farklı ülkelerinden gelen insanların burada ağırlanarak o buzulları uzaktan görmelerini sağlayabiliriz. Yani gelen insanların o buzulların üzerinde gezip tahrip etmek değil, uzaktan görmek ve fotoğraflamak şekliyle fırsat sunmuş oluruz,” diyerek, buzulların sürdürülebilir turizm için önemine değindi.

Buzulların Üzerinde Yürümek Neden Tehlikeli?

Prof. Alaeddinoğlu, buzullar üzerinde dolaşmanın potansiyel tehlikelerine karşı ciddi uyarılarda bulundu. “Buzullar, bu sıcaklıktaki artışla birlikte yüzeyi eriyor. İçten de erime var. Buzulların üzerinde insanların gezilmesi iki türlü çok tehlikeli. Birincisi buzul ömrünü kısaltıyor, yani insanlar orayı tahrip ediyor ve gevşetilerek erime sürecini hızlandırıyor. İkinci neden ise buzulun altında erime ile birlikte çatlamalar oluşmuş. İnsanlar onun üzerinde gezerek belki hayatlarını tehlikeye atıyorlar,” diye açıkladı. Bu nedenle, o bölgede insanların buzullar üzerinde gezmesinin kesinlikle yasaklanması gerektiğini ve buna asla izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. “Bu buzullar birer miras, çok özel bir alan. Buranın korunması için özel yaptırımlar, kararlar alınmalı. Bu buzullar dünyanın her yerinde yok ve istediğimiz anda ulaşamazsınız. Bu konuda hakikaten belirli yasalar, yaptırımlar almak kaydıyla o buzulların korumamız gerektiğini, hem özel yasalar çıkararak hem de buzulun belirli bölgelerinin üzerini kapatarak korumalıyız. Belki yok oluşunun önüne geçemeyebiliriz, ama en azından süreci uzatabiliriz,” şeklinde konuşan Alaeddinoğlu, buzulların her yıl daha fazla alan kaybettiğini yineledi.

Geleceğe Dair Endişeler ve Küresel Tehdit

Prof. Dr. Alaeddinoğlu, gelecekteki olası senaryolara ilişkin de çarpıcı açıklamalarda bulundu. “Muhtemelen 2026 yılının sonuna geldiğimizde, insanlar son yüzyılın en sıcak yılı, bu yıl diyecek,” öngörüsünü paylaşan bilim insanı, sözlerine şöyle devam etti: “Değişen şu olacak; bu yıl Van Gölü ve Doğu Anadolu Havzası çok yağış aldı. Bu çok iyi bir şey bu bölge için. Ama Türkiye’nin, ya da dünyanın her bölgesi aynı yağışı almadı. Dolayasıyla sıcaklık hava artışları devam edecek. Bu tehdit devam edecek. Bununla ilgili tedbirler alınmalı, özel yasa çıkarılmalı.” Bu sözlerle, bölgesel başarıların küresel tehdidi ortadan kaldırmadığı ve acil eylemin kaçınılmaz olduğu mesajını bir kez daha iletti.

Doğal Mirasımız Cilo Buzulları Eriyor: Uzmanından ‘Buzul Yasası’ Acil Çağrısı
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter