Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan mart ayı enflasyon verileri, ekonomistler tarafından yapılan beklentilerin oldukça altında kalarak dikkatleri çekti. Yılın ilk çeyreğine ait enflasyon oranları netleşirken, Batı Asya’daki çatışmaların neden olduğu gerilimin gölgesinde kalan bu rakamlar, asgari ücret ile en düşük emekli maaşının alım gücünde ciddi kayıplara yol açtığını bir kez daha gözler önüne serdi. Peki, çalışan ve emeklinin cebinden çıkan bu değer kaybı yılın ilk üç ayında ne kadar oldu?
Mart ayında aylık enflasyon yüzde 1,94, yıllık enflasyon ise yüzde 30,87 olarak kayıtlara geçti. Ekonomistlerin mart ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) beklentisi ise aylık bazda yüzde 2,04 ile yüzde 3 aralığında, yıllık bazda ise yüzde 31,46 seviyesindeydi. Bu durum, açıklanan verilerin piyasa beklentilerinden daha düşük bir seyir izlediğini gösterdi.
2026 YILI ASGARİ ÜCRETİ SENDİKASIZ BELİRLENMİŞTİ
2026 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenme süreci, sadece ekonomik bir müzakere olmanın ötesinde, çalışma hayatındaki temsil tartışmalarının da yoğunlaştığı bir döneme sahne oldu. Aralık 2025’te toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, TÜRK-İŞ’in boykotu ve yapısal itirazlarına rağmen çalışmalarını sürdürdü.
TÜRK-İŞ, 12 Aralık 2025 tarihinde yaptığı açıklamada, komisyon yapısı “adil ve demokratik” bir hale getirilene dek toplantılara katılmayacağını duyurmuştu. Benzer şekilde HAK-İŞ de mevcut komisyon yapısının işçileri karar süreçlerinde etkisiz bıraktığını vurgulayarak, aynı duruşu sergiledi.
Sendikaların katılımı olmadan toplantılarına devam eden Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 23 Aralık 2025 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından açıklanan 2026 yılı asgari ücretini belirledi. Buna göre, brüt asgari ücret 33.030 TL, net asgari ücret ise 28.075 TL oldu. Bu miktar, bir önceki yıla kıyasla yüzde 27’lik bir artışı ifade ediyordu.
AÇLIK SINIRININ ALTINDA ZAM YAPILDI
TÜRK-İŞ tarafından Aralık 2025 için hazırlanan verilere göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve yeterli beslenebilmesi için ayda yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 30.143 TL’ye ulaşmıştı. Aynı dönemde yoksulluk sınırı 98.188 TL, bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 39.123 TL olarak belirlenmişti. Bu durumda, asgari ücrete yapılan zammın, açlık sınırının 2.068 TL altında kaldığı görüldü.
EMEKLİ MAAŞLARI VE SİSTEME ETKİLERİ
2026 Ocak ayında, Aralık 2025 enflasyon oranlarının açıklanmasıyla birlikte emekli maaşlarında farklı oranlarda artışlar uygulandı. SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19 oranında zam yapılırken, memur ve memur emeklileri için bu oran yüzde 18,60 olarak gerçekleşti. Memur emeklilerindeki daha yüksek artış, toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkından kaynaklanmaktaydı. En düşük emekli aylığı ise 16.881 TL’den 20.000 TL’ye çıkarılmıştı.
YILIN İLK ÇEYREĞİNDE ENFLASYON
Ocak ayında yaşanan sert artış, yılbaşı fiyat ayarlamalarının etkilerini yansıtırken, şubat ayında özellikle gıda fiyatlarındaki keskin yükseliş dikkat çekti. Mart ayında ise enflasyonun ivmesi beklentilerin oldukça üzerinde yavaşlama gösterdi; ancak yıllık enflasyon oranı yüzde 30’un altına düşemedi. Kümülatif hesaplamalara göre, yılın ilk çeyreğindeki toplam enflasyon yaklaşık yüzde 10,05 seviyesinde gerçekleşti.
İLK ÇEYREK BİLANÇOSU: MAAŞLARIN YÜZDE 10’U BUHARLAŞTI
Sık sık eleştirilere maruz kalan TÜİK’in verilerine göre, mart ayında TÜFE aylık bazda yüzde 1,94 artış gösterdi. Bu oran, yılın en düşük aylık artışı olsa da, ocak ve şubat aylarındaki yüksek seyirle birleştiğinde 2026’nın ilk çeyreğindeki kümülatif enflasyon yüzde 10,03 olarak hesaplandı. Bu kümülatif artış, ocak ayında zamlı maaşlarını alan vatandaşların alım gücünün mart sonu itibarıyla yaklaşık onda birini kaybetmesi anlamına geliyordu.
ENAG’A GÖRE TABLO DAHA DA VAHİM
Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin açıklanan enflasyon ise bileşik olarak yüzde 15,11 düzeyinde gerçekleşti. Bu oran, asgari ücretin alım gücünün 23.832 TL’ye, en düşük emekli maaşının ise 16.978 TL’ye gerilediğini ortaya koydu. Enflasyonun yol açtığı bu kayıp ile emekli maaşlarının reel değerinin bir önceki yıla geri döndüğü gözlemlendi. En düşük emekli maaşı, 2025 Temmuz ayındaki zamla 16.881 TL seviyesindeyken, şu anki alım gücü ile bu miktar arasındaki fark 100 TL’nin altına düştü.
AÇLIK SINIRI İLE ASGARİ ÜCRET FARKI AÇILIYOR
TÜRK-İŞ’in Mart 2026 araştırması, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için yapması gereken minimum harcama tutarının (açlık sınırı) 32.793 TL’ye ulaştığını gösterdi. Net 28.075 TL olan asgari ücret, mart ayı itibarıyla açlık sınırının 4.718 TL altında kaldı. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin ise 42.585 TL olarak hesaplandığı göz önünde bulundurulduğunda, yalnız yaşayan bir asgari ücretlinin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için her ay yaklaşık 14.500 TL borçlanmak zorunda kaldığı ortaya çıkıyor.
Emekliler için durum daha da vahim bir tablo çiziyor. Ocak ayında yapılan düzenlemeyle taban aylığı 20.000 TL’ye tamamlanan milyonlarca emekli, yüzde 10,05’lik enflasyon kaybıyla birlikte fiilen en az 18.173 TL ile hayatını idame ettirmek mecburiyetinde kalıyor.

