1. Haberler
  2. Gündem
  3. İran’dan Kapsamlı Savaş Raporu: Uluslararası Hukuk Çiğnendi

İran’dan Kapsamlı Savaş Raporu: Uluslararası Hukuk Çiğnendi

İran, 429 sivilin öldüğü saldırıları 75 sayfalık raporla belgeledi. Bakanlık, misillemeyi meşru hak, İsrail'in eylemlerini ise savaş suçu ilan etti.

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İran Dışişleri Bakanlığı, ülke topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırıların uluslararası hukuku ciddi şekilde ihlal ettiğini gözler önüne seren 75 sayfalık kapsamlı bir raporu kamuoyuna sundu. Söz konusu saldırılarda 204 çocuğun, 225 kadının ve 17 sağlık personelinin hayatını kaybettiği belirtilirken, İran’ın bu eylemlere karşı verdiği misillemelerin “meşru bir hak” olduğu vurgulandı. Raporda ayrıca, “Komşu ülkelerle aramızı bozmaya yönelik sahte bayrak operasyonları yapıldı” cümlesine de yer verildi.

Kapsamlı Raporun Başlığı ve İçeriği

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye’deki gazetecilere İran’ın Ankara Büyükelçiliği vasıtasıyla ulaştırılan rapor, “Uluslararası Hukuk Öfke Kaynaklı Saldırılardan Sağ Çıkabilecek Mi? İran Ulusuna Karşı Süregelen Saldırganlık Eylemine Genel Bir Bakış” başlığını taşıyor. 75 sayfalık bu belge, 28 Şubat ile 13 Mart tarihleri arasındaki dönemi mercek altına alıyor.

Uluslararası Hukuka Aykırı Saldırılar ve Savaş Suçları İddiaları

Raporun giriş bölümünde, saldırıların niteliği ve failleri hakkında çarpıcı iddialar dile getiriliyor: “28 Şubat 2026 sabahı, Amerika Birleşik Devletleri ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından hakkında tutuklama emri bulunan bir savaş kışkırtıcısı ve savaş suçlusu tarafından yönetilen İsrail rejimi, İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı önceden planlanmış, haksız ve kışkırtılmamış bir dizi saldırı eylemi başlattı ve bu saldırılar bu yazının yazıldığı sırada devam ediyor. Bu saldırı eylemi, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2. maddesinin (4) fıkrasının ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin açıkça ihlaliyle işlenmiştir ve genel uluslararası hukukun (jus cogens) emredici bir normunun devam eden bir ihlali olarak sürüyor.” Benzer şekilde, Devrim Rehberi Ali Hamaney’in öldürülmesinin planlanmasının, “devlet liderlerinin dokunulmazlığı ilkesine aykırı olduğu” belirtiliyor. Sivillere yönelik saldırılar da aynı şiddette eleştirilerek, “Minab’da bir ilkokulun kasıtlı ve acımasızca yıkılması, 170’ten fazla masum kız ve erkek öğrencinin şehit olmasına yol açtı. Bu bir savaş suçudur” sözleriyle kınanıyor.

Sivil Kayıplar ve Altyapı Tahribatı: Detaylı Rakamlar

İki haftalık süreci kapsayan raporda, saldırılar neticesinde meydana gelen insani ve maddi kayıplara ilişkin ürkütücü rakamlar sunuluyor. Buna göre, 204 çocuk ve 225 sivil kadının hayatını kaybederken, 1275 çocuk ile 2969 kadının yaralandığı tespit edildi. Ayrıca, 120 okulun hedef alındığı ve 160 hastane veya sağlık merkezine saldırıldığı bildirildi. Sağlık sektöründe çalışan 17 personelin şehit olduğu ve 101’inin yaralandığı bilgisi de raporda yer alıyor. Toplamda 54 bin 550 sivil yapının yıkıldığı ya da ağır hasar gördüğü, bu yapıların 36 bin 489’unun konut, 6 bin 179’unun ise ticari yapı olduğu ifade edildi. Kültürel miras alanları, içme suyu ve sulama sistemleri, havalimanları, enerji altyapısı ve petrol depoları gibi kritik hedeflerin de saldırılardan etkilendiği aktarıldı. İran, bu eylemler nedeniyle tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu belirtiyor.

İran’ın Misilleme Hakkı ve Savunma Operasyonları

Raporda, İran’ın saldırılara yanıt olarak Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesinde belirtilen öz savunma hakkını kullandığına dikkat çekiliyor. İran’ın bu konudaki tutumu şu ifadelerle dile getirildi: “İran İslam Cumhuriyeti, İsrail rejimine ve saldırgan ABD güçlerine ait askeri hedeflere ve altyapıya karşı dikkatlice planlanmış bir dizi savunma operasyonu gerçekleştirdi. İran’ın savunma tedbirleri hukuka uygundur ve uluslararası hukuka dayanmaktadır. Bu tedbirler, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin uluslararası barış ve güvenliğin korunması konusundaki sorumluluğunu yerine getirememesi ve sözkonusu saldırgan silahlı saldırılara karşı kararlı bir şekilde hareket edememesi üzerine alınmıştır.” Ayrıca, İran’ın bölgedeki ABD ve İsrail’in üslerini, “daha önce duyurduğu gibi, konumuna bakılmaksızın” hedef aldığı da raporda yer aldı.

Sahte Bayrak Operasyonları Uyarısı ve Komşu İlişkileri

Öte yandan, rapor, gerilimi tırmandırma potansiyeli taşıyan sahte bayrak operasyonlarına karşı önemli bir uyarıda bulunuyor: “Gerilimin tırmanmasıyla birlikte bazı aktörler İran’ın komşularıyla olan dostane ilişkilerini baltalamayı amaçlayan sahte bayrak operasyonlarıyla suçu İran’a yükleyerek daha fazla gerilim yaratmaya çalıştılar. İran, karşılıklı saygı, iyi komşuluk ilkesi ve birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde bölge ülkeleriyle dostane ilişkilerini sürdürme ve güçlendirme konusundaki kararlılığını yineledi ve vurgulamaya devam ediyor.” Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla İran’dan Türkiye’ye 3 füze gönderildiği iddiaları üzerine Devrim Rehberi Mücteba Hamaney’in, “Bu saldırıları biz yapmadık” şeklindeki açıklaması da bu bağlamda hatırlatılıyor.

İran’dan Kapsamlı Savaş Raporu: Uluslararası Hukuk Çiğnendi
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter