1. Haberler
  2. Gündem
  3. İzmir Barajları Rahat Bir Nefes Aldı: Doluluk Oranları Yükseldi

İzmir Barajları Rahat Bir Nefes Aldı: Doluluk Oranları Yükseldi

İzmir barajları, yılın ilk iki ayındaki yoğun yağışlarla doluluk oranlarını artırarak kentteki su krizini ve kesinti riskini şimdilik sona erdirdi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Geçtiğimiz yılın sonlarında kritik seviyelere düşen su rezervleri nedeniyle endişe yaratan İzmir’de, yılın ilk iki ayında etkili olan yoğun yağışlar hem içme suyu hem de tarımsal sulama barajlarının doluluk oranlarında önemli bir artış sağladı. Bu gelişme, kent sakinlerine adeta bir nefes aldırdı.

Uzun yıllar ortalaması yıllık 712 kilogram olarak ölçülen yağış miktarı, geçen yıl İzmir’de sadece 430 kilogram seviyesinde kalmıştı. Ancak 2026 yılının Ocak ayında 223,7 kilogram, Şubat ayında ise 300,3 kilogram yağış düşmesiyle birlikte kentteki barajlar adeta hayat buldu. Özellikle 2025 yılı sonunda kuraklık nedeniyle su miktarlarının kritik düzeylere indiği barajlar, bu yağışlarla birlikte toparlanma sürecine girdi.

İçme Suyu Barajlarında Sevindirici Tablo

İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) tarafından açıklanan 31 Mart tarihli verilere göre, kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan barajların doluluk oranları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla kayda değer bir artış gösterdi. İçme suyu tedarikinde kritik öneme sahip olan Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 43,5 seviyesine çıktı. Bu oran, 30 Aralık 2025 tarihinde %0,13 ile tarihindeki en düşük seviyeyi gördükten sonra önemli bir iyileşmeye işaret ediyor. Geçen yılın 31 Mart tarihinde ise Tahtalı’daki doluluk oranı sadece yüzde 15 olarak kaydedilmişti.

2026 yılına neredeyse tamamen boş bir şekilde başlayan Gördes Barajı’nda da su seviyesi yüzde 33’e ulaşarak umut verdi. Diğer önemli içme suyu barajlarında da durum sevindirici. Balçova Barajı’ndaki su seviyesi, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 38,7’lik orandan yüzde 83,1’e fırlarken, Ürkmez Barajı’nda yüzde 26,9’dan yüzde 100’e çıkarak tam kapasiteye ulaştı. Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nda ise doluluk oranı yüzde 16,6’dan yüzde 67,9’a yükseldi.

Tarımsal Sulama Barajlarında da Artış

Bereketli yağışlar, tarımsal sulama amacıyla kullanılan barajlar için de olumlu sonuçlar doğurdu. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün (DSİ) 31 Mart tarihli raporuna göre, Demirköprü Barajı’nın doluluk oranı yüzde 65’e yükseldi; bu oran geçen yılın aynı döneminde sadece yüzde 13 seviyesindeydi. Benzer şekilde, Kestel Barajı’nda doluluk yüzde 72’den yüzde 99’a, Yortanlı Barajı’nda yüzde 57’den yüzde 100’e, Çaltıkoru Barajı’nda yüzde 83’ten yüzde 100’e ulaşarak tam doluluk seviyesine yaklaştı veya ulaştı. Beydağ Barajı’nda yüzde 7’den yüzde 20’ye, Seferihisar Barajı’nda ise yüzde 25’ten yüzde 45’e kadar artışlar kaydedildi.

Uzman Uyardı: Risk Tamamen Ortadan Kalkmadı

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Amenajmanı Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, su kaynaklarındaki bu olumlu gelişmelere rağmen dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Özkan, 2025 yılında yaşanan ciddi kuraklığın ardından 2026 yılının başlangıcındaki yağışların su rezervlerinde belirgin bir rahatlama yarattığını ifade etti. Ancak, yağışlı bir döneme girilmiş izlenimi verse de su riskinin tamamen ortadan kalkmadığının altını çizdi. Özkan, özellikle daha küçük hacimli barajlarda doluluk oranlarının yüzde 90’ı geçtiğini, ancak Tahtalı ve Gördes gibi büyük barajlarda seviyelerin henüz yüzde 30-40 aralığında olduğunu sözlerine ekledi.

Akdeniz havzasının kurak ve yağışlı dönemleri döngüsel bir şekilde tecrübe ettiğini ifade eden Dr. Özkan, Türkiye’deki bu döngünün normalde 4 ila 7 yıl sürdüğünü, ancak son dönemde yaklaşık 4 yıla kadar kısaldığını gözlemlediklerini aktardı.

Suyun bilinçli kullanımının hayati önem taşıdığını vurgulayan Özkan, şu önemli açıklamayı yaptı: “4 yıllık yağışlı bir döneme geçtik ama bu periyotlar sürekli yağış olacak gibi anlaşılmasın. Bu periyotlarda, çok yağışlı olan yıldan itibaren yağış giderek azalır. Dördüncü ya da beşinci yıla gelindiğinde tekrar en kurak yılı yaşarız. Çünkü sıcaklıklar da artmıştır ve kullanım miktarı ve buharlaşma, gelen yağıştan daha fazla olduğu için yüzeysel su kaynaklarımızı ve yer altı kaynaklarımızı tüketmiş oluruz. Dolayısıyla geçen yılki gibi bir kuraklık hissederiz. Akdeniz havzasında bu ekolojik bir döngüdür. Yağışlarımız bu sene güzel ama giderek azalacak. Dolayısıyla bugünden bilinçli bir şekilde biriktirirsek gelecek 4-5 yılımızı garanti altına almış oluruz.”

Dr. Özkan, 2026 ve 2027 yılları için su riski görünürde azalmış olsa bile, tedbiri elden bırakmamak gerektiğini vurguladı ve ekledi: “Biz artık alışkanlıklarımızı değiştirmeyi öğrendik. Kurak bir bölgede yaşıyor olmanın bilinciyle, su tasarrufuna devam ederek, yağmur suyunu daha fazla yer altı suyunu besleyecek şekilde toprakla buluşturarak işlemleri, projeleri ve uygulamaları yapmalıyız. Şehirlerimizi de buna göre planlamalıyız.”

İzmir Daha Önce Su Kesintileri Yaşamıştı

Kentin geçmiş dönemde yaşadığı zorluklar, su bilincinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. İZSU, azalan su kaynakları sebebiyle 6 Ağustos 2025 tarihinde 13 ilçede, saat 23.00 ile 05.00 arasında planlı ve düzenli su kesintileri uygulamasına başlamıştı. İlk olarak 3 günde bir gerçekleştirilen bu kesintiler, 9 Eylül’den itibaren 2 günde bir, 10 Aralık’tan itibaren ise her gün olacak şekilde artırılmıştı. Yaklaşık 6 ay süren bu uygulama, 6 Şubat 2026 tarihinde sona ermişti.

İzmir Barajları Rahat Bir Nefes Aldı: Doluluk Oranları Yükseldi
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter