Yaklaşık bir aydır ABD-İsrail ekseninde İran’a yönelik saldırılar devam ederken, İsrail eş zamanlı olarak Hizbullah’ı gerekçe göstererek Lübnan topraklarını işgal etmiş durumda. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Çanakçı, bu süreçte sergilediği çelişkili açıklamaları ve tavırlarıyla zihinleri karıştıran ABD Başkanı Trump’ın yarattığı durumu “Trump belirsizliği” olarak tanımladı. Görünüşe göre bu ifade, uluslararası literatüre şimdiden girmiş durumda.
Trump’ın Belirsizliği ve Küresel Yankıları
Ekonomik gelişmelerden uluslararası ilişkilere kadar geniş bir yelpazede herkes, “Trump ne demek istedi?” sorusunun cevabını arıyor. Tüm dikkatler bir kez daha Trump’ın üzerinde toplanmış durumda. Kendi belirlediği beş günlük İran’a tanınan süre bugün sona eriyor. Bu sürenin, kara harekâtı veya özel birlik operasyonları için stratejik bir zaman kazanma hamlesi olup olmadığı sorgulanıyor. Yoksa Trump, kara harekâtı haberlerini kullanarak İranlı yöneticileri kendi istediği koşullarda bir barışa mı zorluyor?
Çatışmanın Uluslararası Ekonomik ve Siyasi Etkileri
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla birlikte petrol fiyatları küresel ölçekte ciddi artışlar göstererek dünya ekonomilerini sarsıyor. Borsalar, Trump’ın tek bir sözüyle yükselişe geçip ertesi gün başka bir açıklamasıyla çöküş yaşarken, bu durum Trump’ın uluslararası aktörlerle adeta bir oyun oynadığını gözler önüne seriyor. Avrupa bu tablo karşısında çaresizlik içindeyken, yükselen petrol krizi Rusya’nın lehine işliyor. Çin ise olaylara sessiz kalarak farklı bir dünyanın parçasıymış gibi bir tutum sergiliyor. İngiltere başlangıçta çatışmalara doğrudan dahil olmaktan kaçınırken, sonrasında ABD’ye destek veriyormuş izlenimi uyandırdı. Londra’nın, müzakere masasının yaklaştığını fark ederek burada yer alma fırsatını kaçırmamak amacıyla manevralar yapıp yapmadığı merak konusu.
Pek çok soru henüz cevapsızlığını koruyor. Ancak bugüne kadar yaşanan çatışmalar, bazı önemli gerçekleri de açığa çıkarmış durumda.
Askeri Stratejilerin Sınırları ve Ekonomik Yansımalar
“Zafer süngünün ucundadır” der askerler. ABD, uzaktan gerçekleştirdiği saldırılarla İran’da hiçbir hedefine ulaşamadı. Küresel ekonomiye etkileri yeterince değerlendirilmeden girilen bir savaşın devam ettiği bu süreçte, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasından kaynaklanan petrol fiyatları artışlarına sonradan müdahale edilemiyor.
İsrail’in Bölgesel Konumu ve Geleceği
İsrail’in, ABD’nin doğrudan desteği olmaksızın bölgesel bir güç haline gelme şansı bulunmuyor. Coğrafi derinliğinin olmaması, her an varlık-yokluk sorunsalını daha yakından hissetmesine yol açıyor. “Yok ettik” dedikleri Hizbullah, ortadan kalkmış değil. Litani Nehri’nin kuzeyine itilse dahi Hizbullah’ın varlığı sona ermeyecek. Her savaş, bir sonraki çatışmaya kadar sürecek olan barış dönemi için yapılır. İsrail’de yaygın olan sürekli savaş psikolojisinin diğer uluslar tarafından kabul edilmesi imkansız. En kritik nokta ise, ABD kamuoyunun İsrail’e açtığı kredinin tükenme noktasına gelmiş olmasıdır.
İran’ın Çatışmadaki Durumu
İran, daha önce vekil güçlerinin bulunduğu tüm coğrafyalarda kayıplar yaşamıştı. Bu durum, ABD-İsrail ikilisinin temel motivasyon kaynağıydı. Ancak mevcut savaşta, İran henüz ABD’nin beklediği gibi bir kaybetme noktasına gelmedi. Ne var ki, bir zafer elde etmiş durumda da değil.
Körfez Ülkeleri ve Bölgesel Gelecek Senaryoları
Basra Körfezi’ndeki ülkeler, şimdilik en büyük kaybedenler rolünde bulunuyor. Bu ülkelerde zenginliğin beraberinde getirdiği huzur ve konfor dönemi sona ermiş durumda. Savaşın bu şekilde neticelenmesi, ABD-İsrail karşısında neler yapabileceğini herkese göstermiş bir İran’ı bölge ülkeleriyle baş başa bırakacak. ABD’nin müttefiki konumundaki bölge ülkeleri, kendilerini “yaralanmış ve hınç dolu İran”ın baskısı altında hissedebilir. Hürmüz Boğazı, kalıcı bir sorun haline gelebilir. İran’ın tutumu, bölge ülkeleri ve küresel ekonomi üzerinde sürekli bir baskı oluşturabilir.
Savaşın Akıbeti ve Trump’ın Kararı
Trump, “henüz bitmemiş” bu savaşı erteleyecek mi? Yoksa sonuna kadar zorlamaya devam mı edecek? Uzayan bir savaş, herkes için kötü sürprizlere gebedir. Trump’ın vereceği kararı kısa süre içinde göreceğiz.
Türkiye İçin Dersler: Geç Kalınmış Bir Barış Anlayışı mı?
Bu savaş vesilesiyle, ülkemizi yönetenlerin, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” yaklaşımını birazcık da olsa sahiplenmeleri insanda buruk bir gülümseme yaratıyor. Bu anlayışa sarılmak için biraz geç kalınmadı mı? Asıl önemli soru şudur: Başka neler için geç kalmış durumdasınız?

