1. Haberler
  2. Gündem
  3. Türkiye’de Kriz Algısı: Mahfi Eğilmez’den Sınıfsal Analiz

Türkiye’de Kriz Algısı: Mahfi Eğilmez’den Sınıfsal Analiz

İktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye'deki gelir eşitsizliğinin kriz algısını böldüğünü; zenginin pahalılık, yoksulun ise kriz yaşadığını vurguladı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ünlü iktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisindeki mevcut duruma dair önemli bir değerlendirme sunarak, “kriz” tartışmasının odağına gelir dağılımındaki derin eşitsizliği yerleştirdi. Eğilmez’in açıklamalarına göre, ekonomik koşulların toplumda nasıl algılandığı, bireylerin hangi gelir diliminde yer aldığına göre tamamen farklılaşıyor; üst gelir grupları yaşanan süreci çoğunlukla “pahalılık” olarak tanımlarken, alt ve orta kesimler aynı durumu doğrudan bir “kriz” olarak deneyimliyor.

Ekonomik Durum: Nerede Durduğunuza Bağlı

Eğilmez, “Türkiye’de kriz var mı?” başlığını taşıyan yazısında bu sorunun tek bir yanıta indirgenemeyeceğini vurgulayarak şu ifadeleri kullanmıştır:

“Bu soruya verilecek cevap aslında çok basit: Nerede durduğunuza daha doğrusu, hangi “tırmık dişinde” olduğunuza bağlı.”

Toplumsal Gelir Dağılımının Tırmık Benzetmesi

Tırmık, toprağı düzeltmek için kullanılan dişli bir alettir ve Eğilmez bu metaforun, toplumun gelir dağılımını anlatmak için oldukça anlamlı bir görsellik sunduğunu belirtiyor. Türkiye’nin 2024 yılı referans gelir dağılımı tablosuna bakıldığında, nüfusun en büyük payı alan yüzde 40’ının toplam gelirin yüzde 70’ini elde ettiği, geri kalan nüfusun yüzde 60’ının ise gelirin yalnızca yüzde 30’una sahip olduğu gözlemleniyor.

Eğilmez, Türkiye’yi beş dişli bir tırmık gibi düşünmeyi öneriyor; her bir diş, nüfusun yüzde 20’sini temsil ediyor. Bu yapılandırmanın en üstünde zenginler bulunurken, hemen altında yüksek gelirliler yer alıyor. Ortada, giderek daralan bir orta sınıf görülüyor. Bunun altında düşük gelirliler ve en dipte ise yoksul kesimler sıralanıyor. Bu çerçevede, yukarıda belirtilen gelir dağılımı tablosu bu tırmık benzetmesiyle daha net bir şekilde açıklanıyor.

Üst Gelir Grupları: “Pahalılık” Algısı

Eğilmez’in analizine göre, gelir dağılımının üst katmanlarında yer alan kesimler, mevcut ekonomik koşullara daha kolay uyum sağlayabiliyor. Bu gruplar, gelirlerini enflasyona göre ayarlayabilirken, harcama alışkanlıklarını da sürdürmekte büyük ölçüde başarılı oluyor.

Üst gelir dilimlerinde günlük yaşamın önemli bir değişikliğe uğramadan devam ettiğini belirten Eğilmez, bu kesimlerin yaşanan süreci çoğunlukla “kriz” olarak tanımlamadığını, en fazla “pahalılık” olarak nitelendirdiğini ifade etti.

Alt Gelir Grupları: Doğrudan “Kriz” Hissi

Ancak, alt gelir gruplarında durum tamamen farklı bir tablo çiziyor. Bu kesimler, gelirlerini enflasyonun hızına yetişecek şekilde artıramadığı için satın alma güçleri hızla geriliyor. Temel ihtiyaçlara erişim giderek zorlaşırken, genel yaşam standartları belirgin biçimde düşüyor. Bu nedenlerle, alt gelir grupları için mevcut ekonomik koşullar doğrudan bir “kriz” anlamına geliyor.

Orta Sınıfın Sıkışması Derinleşiyor

Orta sınıfın ise iki zıt gerçeklik arasında sıkıştığına işaret eden Eğilmez, bu kesimin gelirlerinde artışlar yaşansa bile, hayat pahalılığı karşısında alım güçlerinde gerileme görüldüğünü belirtti.

Geçmişte rahatça ulaşılabilen pek çok mal ve hizmetin artık erişim dışı kaldığını vurgulayan Eğilmez, orta sınıfın önemli bir bölümünün de mevcut durumu “kriz” olarak değerlendirdiğini dile getirdi. Aynı ekonomik veriler altında ortaya çıkan bu farklı toplumsal deneyimler, gelir dağılımındaki dengesizliğin çarpıcı etkilerini açıkça ortaya koyuyor.

Enflasyon Algısı Sınıflara Göre Değişiyor

Türkiye’de uzun yıllardır devam eden yüksek enflasyonun da algı farkını daha da derinleştirdiğini belirten Eğilmez, üst gelir gruplarının enflasyonu daha alışıldık ve olağan bir durum olarak gördüğünü ifade etti.

Bu kesimler enflasyondan şikâyet etse de, bunu bir kriz olarak tanımlamazken, alt ve orta gelir grupları için enflasyon, doğrudan yaşam standartlarının gerilemesi anlamına geliyor.

“Kriz Herkes İçin Aynı Değil”

Eğilmez, ekonomik krizin toplumun tüm kesimleri tarafından aynı şekilde deneyimlenmediğini şu sözlerle dile getirdi:

“Kriz, herkesin aynı şekilde yaşadığı bir olgu değil. Tıpkı enflasyon gibi, kişisel bir deneyim. Kimileri için sadece bir istatistik, kimileri için ise her gün hissedilen bir gerçek ve belki de en doğrusu şu cümlede saklı: Herkes, tırmığın bulunduğu dişe göre başka bir Türkiye’de yaşıyor.”

Türkiye’de Kriz Algısı: Mahfi Eğilmez’den Sınıfsal Analiz
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter